ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

Halis Ağa, kimden hangi hayatı ödünç alıyor?

Halis Toprak'ın 17'lik eşi ölmek istemiş, bir dolu ilaç içmiş. "Ailevi sorunlarım vardı, ölmek istedim" demiş. Nazlıcan'ın midesi yıkandı, tedavisi yapıldı. Muhtemelen ağasıyla evine dönecek, hayat kaldığı yernden devam edecek. Bakın bahar geldi... Bu baharda Nazlıcan için bir başka hayat mümkün olabilirdi. Nazlıcan şimdi bir kafede arkadaşlarıyla oturuyor olabilirdi. Gülüyor, eğleniyor olabilirdi. Okuldan arkadaşlarıyla ada vapuruna binmiş, yüzünü güneşe çevirmiş, gözlerini kısmış, pembe hayaller kuruyor olabilirdi. Elindeki telefondan erkek arkadaşıyla mesajlaşıyor olabilirdi. Yarınki sınavını düşünerek heyecan yaşıyor olabilirdi. Yani; ölümü düşünmenin dışında yaşına ait her şeyi yaşıyor olabilirdi. Ama Nazlıcan 17 yaşında değil. Annesinin, babasının, kocasının yaşı, yaşlılığı onun omuzlarına binmiş. Şimdi midesi yıkandı diye, o ilaçların zehri içinden akıp gitti diye seviniyorlardır muhtemelen... Ama ya içinde kalan tortular? Anası, babası ve ağasının hep birlikte oturup Nazlıcan için yazacakları yeni bir reçete var mıdır acaba? Ve Halis Ağa, bir gencin gençliğinde kendini gençleştiremeyeceğini hâlâ anlayamamakta mıdır?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN