ŞENGÜL BALIKSIRTI ŞENGÜL BALIKSIRTI

Mutluluğun formülü

Ekonomist Daniel Cohen, 'Homo Economicus' adlı kitabında insanlığın durumunu çok güzel özetliyor; daha zengin fakat daha mutlu değil.
Fransızlar arasında yapılan bir araştırmaya göre 60'lı yıllara göre halkın refah düzeyi dört kat, 70'li yıllara göre iki kat fazla ama şimdilerde hayat düz bir tabak gibi. Hiç heyecan dalgası yok. Buna; 'durgunluk duygusu' adını veriyorlar.
Bunun iki nedeni var: Birincisi her şeye çok kolay adapte olan insan doğası. Öylesine uyum sağlıyoruz ki, bir süre sonra her şeye alışıyoruz. Buna mutluluk da dahil. Bugün bir evimiz mi var? Yarın daha büyüğüne sahip olduğumuzda daha mutlu olacağımızı düşünüyoruz ama öyle olmuyor.

YARIŞTA GİBİ YAŞIYORUZ
İkincisi her zaman kendimizi başkalarıyla karşılaştırıyoruz. Onlara eşit ya da daha üstün konumda olmak istiyoruz.
Bu yarış da bize hep bir 'kazanan' ve 'kaybeden' duygusu yaşattırıyor. Zayıf halkanın elendiği yeni bir dünya düzeninden geçiyoruz.
Evet, hayatı bir yarış gibi yaşıyorsak... Nefes yeter mi? Yetmez.
Cohen'in 'Daha zengin ama daha mutlu değiliz' yazısını okurken, tüketim toplumunun minik canavarlarından biri olarak biraz silkelendim.
"Eskiden her şey çok güzeldi?" gibi zamansal geri dönüşleri sevmesem de, eskiden belki eksik ama mutlu olduğumuzu biliyorum.

GEÇMİŞE ÖZLEM
Bugün bayram. 40'lı yaşlarda olanların bayrama dair güzel anıları vardır. Benim de var. Herkes ağız birliği etmişçesine eskiden bayramların daha güzel olduğunu söyler. Evet, eskiden güzeldi. Güzellik ailenin bütünlüğündeydi, dostluğun, komşuluğun sıcaklığındaydı. Kimse, kimseyi kıskanmazdı. Kavgalar olmazdı.
Şimdi, bu yeni dünya düzeninden geçerken, başkalarının mutluluğu ya da mutsuzluğuyla kendimizi iyi ya da kötü hissediyoruz. Kendimiz, kendimize yetmiyoruz. Birbirimizle yarışıyor, birbirimizi aşağılara itelemeye çalışıyor ve bundan da tatmin oluyoruz.
Benim kuşağımdan olanlara her bayram, eskisini aratacak biliyorum ama güzel, sevilesi, hatırlanabilir, anıları biriktirilebilir bayramlar dilerim... Sonuna kadar sahip olabileceğimiz tek şey yaşadıklarımız çünkü.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN