ELVAN DEMİRKAN ELVAN DEMİRKAN

İstemediğiniz halde sigarayı bırakmak!

Türk Sineması'nın emektarı ünlü set amiri Selahattin Geçgel, geçmişle bugünü kıyasladı: Bizim zamanımızda ben tek başıma şaryo taşırdım, şimdiki nesil imkanları pek iyi değerlendirmiyor. Bizde yıllar önce bu imkanlar olsaydı aya bile çıkardık

Pek çok arkadaşım görmeyeli sağlıklı yaşam uzmanı olup çıkmış. Organik yiyecekler, sabahları aç karnına içilen taze sebze suları, karnıbahar çorbası diyetleri, özel diyetisyen mönüleri.... Ben sağlıklı beslendiğimi düşünüyordum. Görüyorum ki, Amerika gibi bir yerde bu konuda geride kalmışım. Ama şu da bir gerçek ki; bu kadar sağlıklı yaşam özentisine rağmen konu sigaraya gelince akan sular duruyor. Ne kadar sağlıklı yaşamak isterlerse istesinler; sigara içenler arasında başlayacak yasağa karşı iki tip tavır görüyorum. Aksi ve kendini haklı gören bir tavır. Sigara içmekteki sebebiniz her ne olursa olsun; seksi görünmek, bireyciliğinizi ortaya çıkartmak, kompulsif alışkanlık, risk almak, mohito ve sigara trendinin altında kalmamak, sosyalleşmeyi kolaylaştırmak (tadından hoşlanan birisini düşünemiyorum), şunu merak ediyorum; aradığınız ama henüz bulamadığınız şey nedir? Normalleşme ihtiyacı mı?

SİGARA DÜŞKÜNLÜĞÜ!
Nikotinin gergin olduğunuzda yatıştıran etkisi, uyuşukken uyarıcı etkisi, erotizmi uyandırışı, kilonuzu kontrol altında tutmanıza yardımcı oluşu, iki dudağınızın arasında yakaladığınız his, içinize çekerken yaşadığınız zevk, parmaklarınızın arasında bir şey tutmanın getirdiği tatmin hissi, hiçbir şey yapmıyorken bir şeyler yapabilme hissi... Sigaraya olan düşkünlüğü anlamak çok kolay. Onun için bırakma zamanı geldiğinde de insanın kendini kötü hissetmesi çok normal. Çünkü normalleşme ihtiyacınızı karşılayacak, yapay bir zevkten mahrum kalacaksınız. Mark Twain'in de dediği gibi "Sigarayı bırakmak yaşamınızı uzatmayacak, sadece yaşam gözünüzde daha uzun görünecek." Yani yaşam nikotin olmadan daha kasvetli, sıkıcı ve yavan... Ama o yapay zevke duyulan ihtiyaçla bilimin artık gözümüzün içine soktuğu zararlarına karşı kayıtsız kaldığımızı da fark etmek gerek miyor mu? Aslında sorun olan sigara değil, insanın bitmek bilmeyen arzuları, arayışı...

HAYATTAN ZEVK AL!
Hayatla başa çıkabilmek için bir şeylerin yardımına sığınmak kötü birşey değil, bilim zaten bunun için çalışmıyor mu? Ama sigara ve alkol sanki çoğu insanın hayata karşı tavrını belirleyen dominant bir yol oldu. İçenlerin belki dörtte üçü sigarayı bırakmak istediklerini söylüyor. Dün gece katıldığım bir partide herkesin elinde bir mohito ve sigara vardı. Bana da içmem için ısrar ettiler. Eğer bunları tatmazsam hayattan zevk almasını bilemezmişim. Hatta içlerinden birisi biraz ileriye gidip, "Bu kadar doğrucu olursan hayatan zevk alamazsın" dedi. Gülmemek için kendimi zor tuttum. Yaşamasını bilmeyen ben miyim? Böylelerine söyleyeceğim tek şey; içki ve sigara ile yaptığınız kendinizden kendinizden kaçmak. Benim kendimden kaçmaya ihtiyacım yok ki! Sonra bir konu açıldı ki; daldık derinlere... Gece bittiğinde bana "N'ooolur özel terapistimiz ol!" demeye başladılar. Şaka bir yana, gelen yasakla çoğu kişi ciddi anlamda sigarayı bırakmak zorunda kalınca belki bir maddeye ihtiyaç duymadan kendilerinden ve ilişkilerinden zevk almayı öğrenecekler.
BİZE ULAŞIN