AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Lazım bize ne kadar lazım?

Geçen gün tanıştık... Kendinden emin görüntüsü, sakin duruşu, konuşurken ellerini kullanışı pek havalıydı. Uzun uzun konuştuk. Baktım üç cümlesinden birinde 'lazım' geçiyor. "Devam etmek lazım..." "Tabii şöyle yapmak lazım..." "Aslında böyle yapmamak lazım..." "İlişki için o lazım, bu lazım..." "Oraya buraya gitmem lazım..." "Şunu bunu aramam lazım..." "Serinkanlı olmak lazım, efendi durmak lazım..." Lazım da lazım... Baktım konuşmada beni rahatsız eden bir şey var. Durdum düşündüm, buldum: 'Lazım...' O kadar çok kullanıyordu ki o kelimeyi, "Yapma!", "Sus, söyleme!" diyesim geldi, frenledim kendimi "Eh! Onu daha yeni tanıdım, susmak lazım." Şaka gibi! Sonra açtım sordum bir bilene. "Biri çok fazla 'lazım' diyorsa, sorunu nedir acaba?" "Hayatının kurgusunu arzular üzerine değil gereklilikler üzerine kurmuştur. Arzularını erteleyip, toplumun dediğini, ondan bekleneni, hatta beklenildiğini sandığını yapmakla meşguldür" dedi. Ooo bu hepimizin başına sardığı en kötü şey olsa gerek! Aslında hiçbir şey 'lazım' değil. Kimseyi memnun etmek 'lazım' değil. Kimseden alkış toplamak, puan kazanmak, göze girmek 'lazım' değil. Bana göre sadece tek bir şey lazım: O da kendin olmak, kendini mutlu etmek, arzularını bastırmamak! Çünkü herkes kendi hayatını yaşar ve bir kere yaşar!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN