AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Yok böyle Jüri!

Bu işte bir haksızlık var. Ya ekran karşısında bizim gözümüz görmüyor ya da stüdyoda onların... Ya biz başka bir dans seyrediyoruz ya da onlar. Kimbilir, belki de ortada bilmediğimiz bir gerginlik var. Ünlülerimizin dans ettiği 'Yok Böyle Dans'ın geçen cumartesi yayınlanan bölümünü izlerken tırnaklarımızı yedik. Seyirci olmanın da böyle bir yanı var işte. Sanki gerçek hayatta hiçbir derdimiz, tasamız yokmuş gibi ekranda izlediğimiz şeyle de bütünleşiveriyoruz. '

BURCUG' YAZ GÖNDER
Misal; izlediğimiz dizideki karakterleri kendimiz zannediyoruz. Onun düşmanları bizim de düşmanlarımız oluyor. Bu yüzdendir ki dizilerin kötü adamları, kadınları yolda yürürken taciz ediliyor, küfür yiyorlar. Bakın şimdi aklıma geldi... Şu 'Aşk-ı Memnu' iyi ki bitti valla. Yoksa gidişatım fenaydı. Allah sizi inandırsın; kendimi uzun süre Bihter Ziyagil zannettim. Dizi az daha devam etseydi evde topuklu çizmelerle gezmeye başlayabilirdim. Neyse, ne diyorduk. Hah! Seyirci olmak acayip birşey. Altı üstü bir dans yarışması. Başlarda "Aaa bakalım bizimkiler nasıl dans edecek, kim kıvırabiliyor, kim odun" gibi gırgır ana fikriyle izlemeye başlamışken, şimdi bayağı kendimi kaptırmış durumdayım Resmen taraf tutuyorum. Favorilerim ve bir an önce elenmesini istediklerim var. Elimi korkak alıştırmaz ve carrt diye aklımdan geçeni söylersem... Mesela başarılı şarkıcı Burcu Güneş'in yarışmadan bir an önce elenmesini bekliyorum. Sebep? Çünkü kendisi o kadar hırslı ki, hırsı dengesini şaşırtıyor. Ve onun şarkılarını dinlerken aldığım keyfi çalıyor. Kendisini biraz daha çemkirirken, yüzünü asarken, jüriden oy dilenirken görürsem müzik kanallarında rastladığımda zaplayacağım valla. Zaten hoş kadınsın, zaten iyi dans edebiliyorsun, sus konuşma. Konuşmasan zaten oyları toplayacaksın, bu gerginlik niye Burcu Burcu Tez Zamanda Taburcu! İyisi mi 'BURCUG' yazıp evrene gönderelim, Allah'tan kendisine sükunet gelsin. Hırsın fazlasını hayatım boyunca sevmedim, sevemedim. Her tuttuğunu koparmaya kalkarsan bir gün kendi kendinin elinde kalırsın. Neyse... Yarışmadaki ilk dördüme gelince: Azra Akın, Pascal, Defne Joy ve Eda Taşpınar.

İKONCAN ALERJİSİ
Ve fakat yarışma jürisinin bazı yarışmacılarla sorunu var. Artık bunun kaçarı yok. Bariz ortada. En son yarışmada Eda Taşpınar'a yapmadıklarını bırakmadılar. Ki Eda'nın hakkı Eda'ya... Gecenin Azra'dan sonra en iyi performansını sergiledi. Kendisini aşmış, belli ki çok çalışmıştı. Kostümü, dansı, havası, adımları, duruşu şahaneydi. Ama ne oldu? Jüri üyelerimiz Tan Sağtürk, Lilia Hanım ve Sait Sökmen kıza demediklerini bırakmadılar. Hatta çok sevdiğim büyüklerimden Sait Sökmen'in Eda'ya dönüp "Seni küçükken çok mu ezdiler" demesi, ekran karşısında ben ve arkadaşlarımı çileden çıkarttı. Gözümüzün önünde Eda'nın hakkı yendi. Yahu nedir bu önyargı, nedir bu gözlere indirilmiş perde? Eda Taşpınar'a 'ikoncan' dediler diye alerjiniz mi tuttu? 'Yok Böyle Dans'ın jüri üyelerini adalete davet ediyorum... Son sözüm budur, bu kadar. Eylemlerim devam edebilir. Cumartesi cumartesi sinirimi bozdunuz ya...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.