MEVLÜT TEZEL MEVLÜT TEZEL

Türkiye'de yaşamaktan nefret etmek...

Bu ülkede aşk ve nefret bir elmanın iki yarısı gibidir... Bu ülke, Kadıköy'e geçerken vapurda içeceğiniz bir çayla bile sevdirir kendisini... Ama bunlar hep kısa soluklu mutluluklardır. Daha çayınızın ikinci yudumunda gazetede gördüğünüz bir haber yüzünden soğursunuz, utanırsınız ülkenizden... Bu utanç duygusunun en şiddetlisini en son, Hrant Dink'in katili elinde Türk Bayrağı'yla objektiflere sırıtırken yaşadım... Tamam, bu katilin kimileri için kahraman olmasını bile, çok kutuplu bir ülke olmamıza bağlayabilirsiniz.

ACIYI YAŞAMAYA İZİN YOK
Peki, 111 kişinin öldüğü, bin kişinin yaralandığı Maraş Katliamı'nı anmak isteyenleri, sopalarla dövmek istemek hangi vicdana sığar? 111 kişi baltalarla doğrandı! Utanmak, af dilemek gerekirken, bu insanlar nasıl bu kadar zalim olabiliyorlar? İşte hesap sormak bunun için önemli! Aradan bin yıl geçse bile tüm işkencelerden, idamlardan, yargısız infazlardan hesap sormak zorundayız. Hesap sormazsan ve unutursan hep yaşanır bu katliamlar. Yaşanmakla kalmaz, ağıt yakmana, acını paylaşmana bile engel olurlar. Bir adam, tepeden bıyığını burkarak bakar sana, bir zavallı gibi. Keyif ve gurur duyar öldürülen insanlardan. Bu zalimlere bu keyfi yaşatıyoruz ya. Yazıklar olsun bize!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.