MEVLÜT TEZEL MEVLÜT TEZEL

Yılbaşında eğlenmek zorunda olma baskısı

Saçma ama böyle bir psikolojik baskı var. Bu baskı, önce etraftan duyduğunuz "Yılbaşında ne yapıyorsunuz?", "Nereye gidiyorsunuz?" sorularıyla başlar. Büyük gün yaklaştıkça medyada çıkan klasik 'yılbaşı hazırlığı' haberleri baskıyı daha da artırır. Artık 'Yılbaşında ben de bir şeyler yapmalıyım' kıvamına geldiğinizde ise vay halinize... Kendinizi bir anda "Şu mekâna gitsem daha mı çok eğlenirim?", "Kimlerle takılmalıyım?", "Ne giymeliyim?" sorularıyla boğuşurken bulursunuz.

AKIŞINA BIRAKIN!
Oysa her şeyi akışına bırakmakta fayda var. Tüm bir yıl nasıl eğleniyorsanız, öyle takılın. Neyseniz osunuz, "Millet deli gibi eğlenirken, ben boş duramam" deyip, olmadığınız bir kişiliğe bürünmeyin. Eminim çoğunuzun unutamadığı, en güzel yılbaşları çocukluğunuzda geçti. Yılbaşı ertesi kula gittiğimizde arkadaşlarımızın "Kaçta uyudun?", "Nesrin Topkapı'yı izledin mi?" sorularına yanıt vermek ya da babanızın meyve suyuna votka damlatması büyük hadiseydi... Yaşlandım mı ne, nostaljiye vurdum kendimi... Bence yılbaşında eğlenmenin en güzel ve en basit yolu; sevdiğiniz insanlarla bir araya gelmek. Hepsi bu. Mekan önemli değil. İçinizden ne geliyorsa onu yapın ama sakın yeni kararlar almayın!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.