MEVLÜT TEZEL MEVLÜT TEZEL

Yunanlar'ı denize döktük Alaçatı'da tatile çıktık

Dün 30 Ağustos Zafer Bayramı'ydı...
Gazeteler her zamanki gibi o günün sadece 30 Ağustos olduğunu hatırlattı. Siyasilerden 'Gururluyuz, onurluyuz' tadında bildik mesajlar geldi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül rahatsızlığı nedeniyle resmi kutlamalara katılmadı, Çankaya'daki resepsiyon iptal edildi.
Eskisi kadar görkemli olmasa da yine askeri geçit töreni yapıldı. Devlet erkanı güneşin altında koltuklarına gömülüp; topların, tankların önlerinden geçmelerini izledi.
Çoğunun yüzünde "Bitse de gitsek" havası vardı!
Ve kamuoyu yine "Törenlerde Soğuk Savaş'tan kalma militarist bir görüntü çiziliyor", "Hayır efendim, çizilmiyor. Sizin amacınız 30 Ağustos'u da unutturmak. Zaten Köşk'teki resepsiyon yine iptal edildi!" yorumlarının ekseninde ikiye bölündü.

İNSANLIĞIN BAYRAMI
Aslında bu polemiklerin hepsi anlamsız... Belki de biz 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı hiç gerçek anlamıyla kutlamadık!
30 Ağustos denilince aklınıza ilk ne geliyor? Türk ordusunun, Yunan ordusunu denize dökmesi!
Tabii ki bu zaferin detaylarını ve anlamını çok iyi bilenler var ama önemli olan toplumun genelinde oluşturulan algıdır.
Cumhuriyet tarihi boyunca toplumda oluşturulan algı da Türkler'in, Yunanlar'ı denize dökmesidir.
Ee sonra ne oldu? Yüzme bilmeyen Yunanlar boğuldu mu?
Yeni kuşaklara da resmi tarihin aynı klişe bilgileri öğretiliyor!

BÜYÜK GURUR
Bakın; Nazım Hikmet, 30 Ağustos 1961 tarihinde Budapeşte'den yayın yapan bir radyodan 30 Ağustos Zafer Bayramı'yla ilgili neler demiş:
"30 Ağustos bizim Türkler'in en büyük bayramlarından biri ve zannediyorum ki yalnız bizim değil, insanlığın bayramlarından biri.
Çünkü biz Türkler 30 Ağustos'ta ilk defa insanlığa, sömürgeciliğe karşı ve emperyalizme karşı muzaffer olabilmenin yollarından birini gösterdik.
Bu da, sömürgeciliğe karşı silah elde çarpışmakla olur.
Sömürgeciliğin her şeye rağmen yıkılmaya mahkum olduğunu gösteren milletlerden biri de benim milletimdir... Tekrar ediyorum; yalnız Türk milletinin bayramı değil, insanlığın da bayramlarından biridir."
Tüm insanlığa; sömürgeciliğe ve emperyalizme karşı zafer kazanılabileceğini göstermek! Bir ulus için ne büyük gurur, değil mi? Ama bırakın dünyaya, kendimize bile öğretemedik 30 Ağustos'un anlamını!
Şimdi asıl önemli olan 30 Ağustos'un hafta sonu tatiliyle birleşip birleşmediği, Alaçatı'da üç gün tatil yapıp yapmayacağımız!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN