TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
ŞİRİN SEVER

Cenneti görmeyi hayal edenler Dubrovnik'e gitsin!

Leyleği havada gördüm ben! İki haftadır, hafta sonları kendimi yollara vuruyorum... Bu yaz niyetim budur; izinlerimi sonuna kadar kullanmak, yazın tadını çıkarmak. Sonra, söylemedi demeyin! Önceki hafta Bodrum'la açılışı yaptım, geçen hafta sonu da ülke sınırları dışına taştım; Dubrovnik'te aldım soluğu. Nasıl anlatsam bilmiyorum; masal gibi, rüya gibi bir yer Dubrovnik, dönmek istemedim. Yıllardır duyuyorum Hırvat kıyılarının güzelliğini, Dubrovnik'i... Gidenler anlata anlata bitiremiyor... Herkes merak ediyor, hep planlar yapılıyor ama 'her kafadan bir ses çıktığı' için asla hayata geçirilemiyordu... Sonunda oldu işte! Oh be! İnternetin yalancısıyım; İrlandalı düşünür Bernard Shaw'ın da "Dünyada cenneti görmeyi hayal edenler Dubrovnik'e gitsin" dediği söyleniyor. Altına imzamı atıyorum!
***

Dubrovnik, Adriyatik Denizi sahilinde cennet gibi bir yer. Hırvatistan'ın 1991'de Yugoslavya'dan ayrılışı sırasında çıkan iç savaşta, Sırp saldırıları nedeniyle epey hasar almış, tarihi eserler büyük ölçüde zarar görmüş. UNESCO'nun başlattığı restorasyon çalışmaları sayesinde, çok kısa sürede eski görünümüne kavuşmuş. Hatta havalimanından şehre doğru giderken görüyorsunuz, bazı evlerin duvarlarındaki kurşun izleri dışında savaşın bıraktığı hiçbir şeyden eser bile kalmamış. Yollar kaymak gibi, yepyeni, temiz, bakımlı. Taş duvarlı evler, o kadar sevimli, şık ve butik ki... Şehrin içine doğru biraz daha ilerlediğinizde ise, İtalyan Rivierası tadı alıyorsunuz...
***

Dubrovnik'te nüfus 45 bin dolaylarında. Genelde şehir çok sakin ancak özellikle cruise'lardan Old City'ye -ki tarihi kalenin içinde yer alıyor- günübirlik turist akını oluyor. İşte o zaman adım atılacak yer bulmak bile zorlaşıyor sokaklarda. Gerçi geçen seneye göre, turist sayısında inanılmaz bir düşüş olduğunu söylüyorlar ama Old City şehrin en eğlenceli, kalabalık yeri yine de; gece hayatının tam kalbi. Halk oldukça milliyetçi, çok fazla turist gelsin, rahatları bozulsun istemiyorlar ancak ne yaman çelişkidir ki, şehrin önemli geçim kaynağı da turizm. O yüzden hafif inatlaşmalı, hafif 'istemem yan cebime koy' hesabı birlikte yaşamaya çalışıyorsunuz.
BİZE ULAŞIN