HASAN CELAL GÜZEL

Biz bu filmi çok seyrettik

Sevgili okuyucular, Başbakan Erdoğan, önümüzdeki dönemde terör konusunda önemli gelişmeler göreceğimizi söyledi. Mahiyetini bilmemekle beraber doğrusu çok heyecanlandık ve memnun olduk. Vatanperverliğinden ve Türkiye sevdasından bir an bile şüpheye düşmediğimiz Başbakanımızın sürprizi, elbette milletimizin, halkımızın ve devletimizin yararına olacaktır.
Diğer taraftan, BDP milletvekillerinin talebi üzerine Cumhurbaşkanı Gül'ün BDP'lilerle yaptığı görüşmelerin de terör konusunda olduğu açıklandı.

Prut Savaşı'nı unutmayalım

Efendim, bu aziz millet kazandığı birçok zaferi, ya müzakere masasında kaybetmiş ya da yapılan yanlış hesaplarla ve zamanlamalar yüzünden neticeye ulaşamamıştır. Tarihimiz bu gibi olaylarla doludur. Bu olayların tipik bir örneği, komutanın âdeta ihanete varan basiretsizliği yüzünden kesin netice alınamayan Prut Savaşı'dır. 1711 yılında Rus Çarı'nı ve Rus Ordusu'nu Prut'ta Osmanlı ordusuyla muhasara eden Baltacı Mehmet Paşa, büyük bir basiretsizlikle muhasarayı kaldırıp Ruslarla anlaşmış; bu fırsatı kaçıran Osmanlı İmparatorluğu, bunun sonunda yıkılmanın eşiğine gelmiştir.
Bizim bazı tarih öğretmenlerinin ballandırarak anlattığı, Deli Petro'nun verdiği rüşvet ve Çariçe Katerina'nın Baltacı'yı ziyareti gibi rivayetler yaygınlaşınca zamanın padişahı III. Ahmed, Baltacı'yı azletmiştir.

PKK bunu hep yapıyor

Efendim, kıssadan hisse çıkarmak lâzımdır. Aslında 18. asra kadar gitmeye lüzum yok ki... Terör saldırılarının başlamasından itibaren geçen 28 yıllık dönemde, teröristler köşeye sıkışınca ve kış şartları bastırınca, PKK güya 'ateşkes' ilân eder; kendisini toplamak ve kışı geçirmek için vakit kazanmaya çalışır.
Sonra, gelsin PKK destekçisi köşe yazarlarının, ihanet içindeki politikacılarının ve saf yöneticilerin 'barış' çağrıları...
Yahu, hâlâ bunca senedir bu teröristlerin Kürt vatandaşlarımızı bahane ederek ve gençleri kandırarak menfaat elde eden mafya mensupları olduklarını anlayamadınız mı?...

PKK artık yok edilmek üzere

Eli kanlı, bebek katili teröristlerle pazarlık ederek bir yere varılamaz. Devlet, elbette milletin menfaatleri uğrunda, meşruiyet çerçevesinde her türlü görüşmede ve temasta bulunabilir. Lâkin, kendi menfaatleri için Türkiye'yi ve milletimizi parçalama hedefinden aslâ vazgeçmeyen terör örgütüyle müzakereden hiçbir netice alınamaz. Bunun bizi alçaltıcı yanına aldırmasak dahi, daha önce yapılan Oslo, Münih, İmralı ve Kandil temasları hep fiyaskoyla sonuçlanmış ve Türkiye'nin aleyhine olmuştur. Sadece Habur rezaleti bile kamuoyunun çok büyük tepkisine yol açmıştır..
Çeyrek asrı geçen terörle mücadele döneminde, Başbakan Erdoğan'ın doğru teşhisleri, isabetli kararları ve tâvizsiz politikası ve cesareti sayesinde, terör örgütü ilk defa bu derece köşeye sıkıştırılmış ve etkisiz hâle getirilmeye başlanmıştır. Bizzat Karayılan'ın ve diğer teröristlerin basına da intikal eden telsiz kayıtlarında, 'Ancak 15 gün dayanacak güçleri' kaldığı vurgulanmaktadır.
Yapılacak iş, terör örgütünü en fazla iki ayda tamamen etkisiz hâle getirerek dağıtmak, daha sonra da silâh bırakma çağrısında bulunmaktır.

***

Aksi halde, PKK-BDP'nin oyununa gelerek teröristbaşı ya da diğerleriyle müzakereye oturulursa, 1711'deki Prut Savaşı tekrar kaybedilmiş olur. Buna, -iyi niyetle de olsa- sebep olanlar, hem bu dünyada hem de rûz-i mahşerde hesabını veremezler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN