HASAN BASRİ YALÇIN HASAN BASRİ YALÇIN

Din düşmanlığı

Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibilerin sadece Siyer-i Nebi'de geçen birkaç kötü karakter olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hepsi içimizde ve aramızda dolaşıyor. Müşrik, münafık ve kafir kavramların sadece 1400 yıl öncesindeki tiplemeleri mi tarif ettiğini sanıyorsunuz?
Hayır tabii ki bunlar birer prototiptir. Her çağda ve her mekânda bulunurlar. Fırsat buldukları her ortamda kafalarını çıkartıp Allah'a ve dinine küfür etmeyi bir marifet bilirler.
Bunu da genelde Müslümanlar üzerinden yaparlar. Kibir en temel özellikleridir. Küçümseyici ve alaycı bir dil kullanırlar. Kuran'da bu alaycı dili kullananlar gayet ayrıntılı biçimde tarif edilir. Ve onlarla dostluk edilmemesi tavsiye edilir. Azgınlıklarını artırmaları için Allah onlara süre verir. "(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde serserice dolaşmalarına mühlet verir."
Tüm dünyada Korona belası kol gezerken içimizden birilerinin ülkemizi ve Müslümanları arkadan vurma çabasının başka bir izahı yoktur. Kullandıkları dilin küstahlığına bir bakın. Hazımsızlıklarını görün.
Sosyal medyada umreden dönenler için kullanılan dil bu düşmanlığın en açık göstergesi. Siyaseten ve idari olarak bir hata varsa bir kere konuşulur ve çözülür.
Ama günlerce umrecilerin üstünde tepinmenin başka bir anlamı yoktur. Televizyon programlarında durup durup bu konunun açılması ve tekil kötü örnekler üzerinden umreye ve hacca gitmenin mahkûm edilmesini izledik. Ağızlarından salyalar akıtarak konuşanlar sanki virüs sadece umreciler arıcılığıyla gelmiş gibi konuşuyor.
Bu Müslüman ülkede başka hiçbir insan grubu böylesine hedef tahtasına yerleştirilmiyor. Öylesine aşağılık bir dil ki, görür görmez tanırsınız. Birisi çıkmış uzaktan eğitim esnasında başörtülü bir öğretmenin ders vermesini konu ediyor. Kendinden o kadar emin ve başörtülü insanlardan öylesine tiksiniyor ki, onlarca farklı tipteki öğretmen arasından bir tek başörtülüyü konu edebiliyor.
Çok yanlış bir tavır olduğunu söyleyebiliyor. Bu 28 Şubat zihniyetinin bittiğini sanıyorsunuz değil mi? Bitmedi. Pusuda bekliyor. Kendi çöplüklerinde hala Müslümanlara olanca hakareti yağdırmakta sorun görmüyor.
Bir de yöntem bulmuşlar. Bilimsel olacakmışız.
Birileri sürekli yazılar paylaşıyor. Devlet cami ve imama yatırım yapacağına bilime yatırım yapmalıymış. Hiçbir Müslümandan bilime yatırım yapmayalım sözünü duyamazsınız. Çünkü Müslümanın kafasında din ve bilim birbirinin düşmanı değildir. Ama bunların din düşmanlığı sınır tanımaz. Müslümanlara ve Müslümanca bir yaşama zerre kadar hoşgörüleri yok. Bilimle falan da alakaları yok. Bildikleri tek şey küfür.
Onlara rağmen dertlerimize bilimsel çözüm aramaya devam edeceğiz. Allaha dua etmeyi de ihmal etmeyeceğiz. Bu toplumun özü de hamuru da budur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.