NİHAT HATİPOĞLU NİHAT HATİPOĞLU

Münafıkları tanıyın!

Münafık; ikiyüzlü insan için kullanılan bir tabirdir.
İslam inanç sisteminde; içinde iman olmadığı halde görünüşte Müslüman görünüp Müslümanları kandıran kişilere denir. Bu durumda münafıklar kâfirdirler. Bu inançta münafıklarla ilgili bir ölçüdür.
Münafıklar Müslümanların güçlü oldukları yerde ortaya çıkarlar. Gizlenirler. Sinerler. Zayıf zamanı beklerler. Aleyhte dolap çevirirler. Allah, peygamber ve dinden nefret etseler bile, bazen camide Müslüman saflarına bile girerler. Görünüşleri caziptir. Güzel laf söylerler.
Sizden daha dindar görünürler. Kendi nefisleriyle baş başa kaldıklarında Müslümanlarla alay ettikleri için sevinirler.
Hiçbir Müslüman bu kategoride olamaz.
Ama, amelde yani ibadet ve ahlakta münafıklar arasında Müslümanlar da bulunur. Bunlar fasık, yani günahkâr olanlardır. Nefsine mağlup olanlardır. Bunların bir zaman sonra inançta münafıklığa dönüşmeleri her zaman beklenir.

Münafıklar Müslümanlarla alay ederler
Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler. De ki: "Allah'la, onun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?" (Tevbe, 65) "Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz." (Tevbe, 66)

Dinle de alay ederler
Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.
(Mutaffifun, 29) Mü'minler yanlarından geçtiğinde birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı. (Mutaffifun, 30) Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı. (Mutaffifun, 31) Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı. (Mutaffifun, 32) Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
(Mutaffifun, 33) İşte bugün de mü'minler kâfirlere gülerler.(Mutaffifun, 34) Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.(Mutaffifun, 35)

Kaypak ve fırsatçıdırlar
Sana bir iyilik gelirse, bu onları üzer. Eğer başına bir musîbet gelirse, "Biz tedbirimizi önceden almıştık" derler ve sevinerek dönüp giderler. (Tevbe, 50)

Arkada başka önde başkadırlar
İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler.
Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler. (Bakara, 14)

Müslüman olduklarına yemin ederler
Kesinlikle sizden olduklarına dâir Allah'a yemin ederler.
Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur. (Tevbe, 56)

Kendilerini halktan üstün sayarlar
Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler. (Bakara, 13)

Fesatçı değil, ıslah ediciyiz derler
Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.(Bakara,11) İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir. (Bakara, 12)

Görünüşleri cazip, içleri çöplük gibidir
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider.
Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar! (Munafıkun, 4)

Ahirette sevinmeyecek mutsuz olacaktır
Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve onun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır. (Nisa, 4) Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele. (Nisa, 138) Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir! (Hadid, 15) Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.
(Nisa, 145)

BİZE ULAŞIN