HİLAL KAPLAN HİLAL KAPLAN

Arkadaş, dert itikaf değil ki; sen hâlâ anlamadın mı?

Ajit-prop, dikkatleri belli bir meselenin tek boyutuna çekerek, sistematik bir çabayla, genellikle hoşnutsuzluk, öfke ve nefret gibi duyguları çoğaltarak bir kitlenin tutum ve davranışlarını yönlendirme çabasıdır. Sovyet propaganda makinesinin temel taşı bu yöntemi Türkiye'de DHKP-C'den sonra en çok Kuytul ve takipçileri uyguluyor. Böylelikle halkın dini hassasiyetleri hiçe sayılıyormuş gibi bir imaj oluşturma çabası güdüyorlar.
Normalde Diyanet'i tanımayan, Diyanet imamlarının arkasında namaza durmayan bu ekip, oturdukları yerle de alakası olmayan Diyanet camisine 30 kişi birlikte girip itikaf yapacaklarını söylüyor. Diyanet talep edilse, pandemi şartlarına uygun olarak kişileri camilere yönlendirebilir. Ama dert başka...
Camiye polislerin ayakkabıyla girdiği delilleriyle yalanlandı; cami içinde biber gazı kullanan bekçi açığa alındı. Ama Kuytulcular zaten bu propagandayı yapmak için camiye girmişlerdi. Onlar istediklerini aldılar ve maalesef camiyi de kendi siyasi amaçlarına alet etmiş oldular.

***


978 AT NEREDE?

Yerel seçimler öncesi gündem maddelerinden birisi de Adalar'da fayton hizmetinde kullanılan atların içinde bulunduğu vahim durumun düzeltilmesiydi. Nitekim İmamoğlu'nun da bu konuda net vaatleri vardı.
Bu doğrultuda İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, AK Parti dahil meclisteki tüm partilerin oybirliği ile Adalar'daki 1200 atın İBB tarafından satın alınması kararı almıştı. Böylelikle İBB yönetimine, atları, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve yetiştirici birlikler gibi uygun yerler tarafından sahiplendirilmesi için tam yetki verilmiş oldu.
İBB yetkilileri, atların uygun yerlere sevk edilmesi için İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile görüştü. Müdürlük tarafından 81 il müdürlüğüne yazı yazılarak toplamda mevcut olandan da fazla tam 1341 at talebi gelmiş.
Resmi prosedüre uygun biçimde 102 at, Yozgat, Nevşehir, Kayseri gibi illerimize yollanmış. Diğer atların da yerleştirilmesi için süreç devam ediyorken, İBB yetkilileri ani bir kararla süreci durdurup resmi kurumları devre dışı bıraktı. Atları İBB sorumluluğunda, İBB'nin uygun gördüğü yerlere sevk edeceklerini açıkladılar.
T24'te Gökçer Tahincioğlu, "Sadece Hatay Dörtyol'a gönderilen 100 at değil, Adalar'dan alınan ve çeşitli yerlere gönderilen tam 860 atın akıbeti belirsiz. Kiminin satıldığı, kiminin kaçırıldığı, kiminin kasaplara verildiği söyleniyor. O güzel atlar nereye gittiler?" diye sormuş.
Seçilmeden önce hesap verilebilirlik ve şeffaflık sözü verip, sonra da kulağının üstüne yatan İBB yetkilileri, her birine çip takılı olan bu atların akıbetleri konusunda kamuoyunu bilgilendirmelidir.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.