TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
NAZLI ILICAK

Yeni bir psikolojik harekât mı?

Dünkü Taraf gazetesinin manşeti şöyleydi: "AKP ve Gülen'i bitirme planı." Genelkurmay Harekât Başkanlığı için hazırlanan planın hedefleri ise şu şekilde açıklanıyordu: AK Parti içindeki ajanlar harekete geçirilerek, parti içinde bölünme olduğu izlenimi yaratılacak; Ermenistan ve Yunanistan konuları gündemde tutularak, milliyetçi duygular tahrik edilecek, böylece milliyetçi partilerin tabanı genişletilecek. Gülen cemaatinin Işık Evleri'ne baskınlar tertip edilerek, onları Yahudilik, CIA, MOSSAD, Moon tarikatı, Humeyni vs. gibi kurumlarla irtibatlı gösterecek objelerin ve Alevi düşmanlığını körükleyici bilgi ve evrakın bulunması sağlanacak; bu cemaatin "Fethullahçı silâhlı terör örgütü" olarak yargılanmasının yolunu açmak üzere, evlerde silâh ve mühimmat ele geçirilecek.
Karargâh Evleri ortaya çıktığında, Genelkurmay Başkanlığı, sadece belgenin kimin tarafından sızdırıldığını incelemişti. "Bazı Aleviler, İşçi Partisi, bazı TSK mensupları ve bazı memurlar tarafından emperyalistlere, cumhuriyet karşıtlarına karşı mücadele amacıyla" oluşturulan Karargâh Evleri'nin, Harp Akademisi ve Hava Harp Okulu'nda teşkilâtlandığı belirtiliyordu. Kamuoyunu, belgeyi kimin sızdırdığı değil, Harp Akademisi'nde ve Hava Harp Okulu'nda böyle bir yapılanmanın var olup olmadığı ilgilendiriyor.
Taraf gazetesinin dün yayınladığı belge ise, Genelkurmay Harekât Başkanlığı 3. Destek Şube Müdürlüğü'nce hazırlanmış. Bu müdürlük, Psikolojik Harp Dairesi'nin yerine geçen bir birim. Söz konusu belge, Nisan 2009 tarihini taşıyor; yani çok yeni ve Ergenekon davasından tutuklanan, eski asker, Av. Serdar Öztürk'ün ofisindeki arama sonucunda bulunuyor. (Öztürk, Ergenekon tutuklusu, emekli albay Levent Göktaş'ın avukatıydı.) Genelkurmay Başkanı'nın bilgisi haricinde Harekât Başkanlığı böyle bir çalışma yapabilir mi? Belgenin altında imzası bulunan Deniz Piyade Kurmay Kıdemli Albay Dursun Çiçek, tek başına mı hareket ediyor? "Evet" deseniz bir türlü, "Hayır" deseniz, başka türlü... Çünkü biri, "Genelkurmay alt tarafını tutamıyor" anlamına gelir; diğeri, suça iştirak halinde olduğunun işareti sayılır.
Eğer belge doğruysa, demokrasimizin hâlâ sırat köprüsünde yürümekte olduğu teyit edilmiş olacak.
***

Genelkurmay Başkanlığı'nın, Poyrazköy'de çıkan lav silâhı ve mühimmatla ilgili, bizlere, bir başka açıklama borcu daha var. Makine Kimya Endüstrisi (MKE), lav silâhlarının ve mühimmatın önemli bir bölümünün "teslim adresi" olarak çeşitli askeri birimleri verdi. Bunlar nasıl ordudan dışarıya çıkarılmış? Kimse bilmiyor. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılacak açıklamalara kulak kabarttık, bekliyoruz.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN