NAZLI ILICAK

Sorular ve karanlık

Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in hazırladığı söylenen belgenin zihinlerde doğurduğu birçok soru işareti var. Bugüne kadar, söz konusu belge, gerçek mi, sahte mi, bu tartışıldı. Oysa farklı sorular sorabiliriz:
1) Belge, avukat Serdar Öztürk'ün bürosuna a) Nasıl ulaştı? b) Niçin ona gönderildi? c) Ne zaman yollandı?
a) Büyük ihtimalle e-mail ile gönderildi. Nitekim ıslak imzalı belge büroda bulunmuyor, sadece e-mail çıktısı var.
b) Serdar Öztürk, Ergenekon tutuklusu emekli albay Levent Göktaş'ın avukatı. Email'ine böyle bir belge yollandıysa, herhalde, Silivri'dekiler haberdar edilmek isteniyordur diye düşünüyorum. "Asker içinde bu anlamda gelişmeler var, merak etmeyin" mealinde bir mesaj söz konusu olabilir. Belgeyi gönderen, Dursun Çiçek'in kendisi değildir. Ya bu faaliyetin içinde olan biridir, ya da farkında olan biri.
c) Zamanlamasını Hard Disk'ten savcı kolayca öğrenebilir. Hatta kimin tarafından yollandığını da. Bence, bu konular yargı mensupları tarafından biliniyor ama bizler karanlıktayız.
2) Kurmay Albay Dursun Çiçek, bu belgeyi aldığı bir talimat üzerine mi hazırladı? a) Kimden talimat aldı? b) Belgeye imza attığına göre, kimlere ya da kime gönderdi? c) Islak imzalı belge nerede? Muhafaza edildi mi, yoksa imha mı edildi? d) Belgenin tamamlayıcı başka unsurları var mı? Sözgelimi, "kimden", "kime" gönderildiğine dair bir kapak yazısı mevcut mu? Bir başka ifadeyle, sadece belgenin bir bölümü mü email kanalıyla avukat Serdar Öztürk'e ulaştırıldı? Öztürk'e, daha kapsamlı bir çalışmanın en can alıcı 4 sayfası mı gönderildi?
3) Albay Dursun Çiçek'in konuyla hiçbir ilgisi yoksa askeri savcılığa ifadesinde neden kendisine ait olmayan bir imza örneği verdi? Sivil savcının, farklı belgelerdeki imza örneklerini araştıracağını düşünmedi mi?
BİZE ULAŞIN