NAZLI ILICAK

Baskın seçim mi?

Referandumda tartışma süresinin 45 güne indirilmesinin sebebi erken seçim olabilir mi? Bence bu düzenleme, bir ihtimal, anayasa değişikliğini referandumda onaylatma zorunluluğu doğarsa, hazırlıklı olunsun diye gerçekleştiriliyor. Anayasa tadili konusunda, 2007'den beri "gel-git"ler yaşanıyor. Bazen, tek başına da kalınsa, adım atılacağı izlenimi doğuyor; bazen de muhalefetle mutabakat aranacak şeklinde konuşuluyor. Kimi zaman ise konu tamamen rafa kalkıyor. Bu yüzden bırakınız, referandum sonrası baskın seçim ihtimalini, anayasa değişikliğinin yapılacağından bile emin değilim.
Şimdilerde revaçta olan varsayım, geniş kesimleri memnun edecek bir paketin referandum kanalıyla halkın önüne getirilmesiyle ilgili. Benim naçizane tavsiyem, CHP ile bir mutabakat aransın. Eğer makul çoğunluğun kabul edebileceği değişiklikler gündeme gelecekse, ana muhalefet partisinin oyun dışı kalması mümkün mü?
Ayrıca, demokrasi açısından en çok tartışılan konulardan biri, Siyasi Partiler Yasası. Barajın %7'ye düşürülmesi, genel başkanın Yunanistan'da Yeni Demokrasi Partisi'nde gördüğümüz gibi, bütün kayıtlı üyeler tarafından seçilmesi, partiye kayıt talebi reddedilen vatandaşın, parti organı yerine yargıya başvurma hakkına sahip olması, Türkiye genelinde olumlu karşılanacaktır. Partiye üye olmayı kolaylaştırıp, teşkilattaki bu kapalı yapıyı kırdıktan sonra, milletvekili adaylarının belirlenmesinde genel merkez yerine ağırlık, örgüte kaydırılmalıdır. Bütün bunların yanı sıra, partilerin kapatılması zorlaştırılır; kapatma için mahkeme hükmü aranabilir. Özellikle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, varılmak istenen amaç ile "orantısız" bulduğu "siyaset yasağı" tamamen kaldırılabilir.
Bunlar aklıma gelen birkaç düzenleme. Sadece parti kapatmayı zorlaştırmak yerine, diğer iyileştirici adımlarla da takviye ederek bir demokratik paket hazırlanabilse, karşı çıkanların sayısı azalacaktır.
Baskın seçim meselesine gelince. Hiç sanmıyorum. Zaten 5 yılda bir yapılan seçimler anayasa değişikliği sebebiyle 4 yılda bir yapılıyor. Üstelik, "Açılım" denilmiş yarım kalmış; şimdi yasal düzenlemelerle daha somut bir gelişme hedefleniyor. IMF'den gelecek parayla, ekonomik krizin etkisinden süratle kurtulma ihtimali mevcut. Asker - sivil ilişkilerinde yeni bir dönem açılıyor ama bunun sancıları toplumun bir kesimine olumsuz olarak yansıyor; "Vesayetçi rejim" o kadar insanların üzerine sinmiş ki, tabuların yıkılması birilerini rahatsız ediyor, endişelendiriyor, korkutuyor. İktidarın taşların yerine oturması için zamana ihtiyacı var. Bu yüzden seçimin zamanında yapılacağını sanıyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN