NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Mesafeler aşkı öldüremez

Çölde iki kum tanesi birbirine âşık olmuş. Derken bir rüzgâr çıkmış, onları uzak diyarlara savurmuş. Ama sevgileri azalmamış. Aralarında haberleşebiliyorlarmış; görmeden de sevmeyi öğrenmişler. Sevgilerinin sonsuza kadar devam etmesi için bir dilekte bulunmuşlar. O sırada bir fırtına çıkmış. Kum taneleri, "Bu sert rüzgâr belki bizi kavuşturabilir?" düşüncesiyle, kendilerini fırtınaya bırakmışlar. Ama fırtına dindiğinde çok daha uzak diyarlara savrulduklarını anlamışlar. Artık konuşmaları, haberleşmeleri de imkânsızmış. Bu defa, acıyla, mesafelere, engellere rağmen sevmeyi öğrenmişler. Yeni bir fırtınanın onları kavuşturmasını sabırla beklemişler. Ümitlerini tam kestikleri bir anda, yıllarca bekledikleri sevgilinin tam karşılarında durduğunu görmüşler. İki kum tanesi yeniden bir aradaymış. O an, ettikleri duayı hatırlamışlar: "Allah'ım, bizi, birbirimizi her şeyiyle sevmeyi öğrendiğimizde, kavuştur. Öyle kavuştur ki, sevdamız sonsuza erişsin."
Umutla, sabırla, acıyla, yakında, uzakta... her şeyiyle sevmeyi öğrendikleri an kavuşmayı başarmışlar.
Bilge kişi diyor ki: "Sevmeyi bildikten sonra, mesafeler, acılar, yıllar, aylar, asla bir büyük aşkı öldüremez. Sevda ateşini söndüremez. Ama sevmeyi bilmezseniz, yanı başındakini dahi görmeyebilirsiniz."
(Saim Güven'e teşekkürler)

***
* Kimseden bir şey umut etmezseniz, kendinizi mutlu hissedersiniz. Çünkü beklentiler daima yaralar.
* Konuşmadan önce dinleyin; yazmadan önce düşünün; harcamadan önce kazanın; dua etmeden önce bağışlayın; nefret etmeden önce sevin; vazgeçmeden önce çabalayın; ölmeden önce yaşayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.