NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

600 lira ve işsizlik sigortası

Kemal Kılıçdaroğlu, 2009 mahalli seçimlerinde İstanbul Belediye Başkanı adayıyken bir sürü vaat sıralamıştı. Bunlardan en çarpıcı olanı, açlık sınırının altındaki her aileye 600 lira maaş verilmesiydi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin uyguladığı "sadaka politikasını" eleştiriyor, fukaralara onurlu insan muamelesi yapılacağını söylüyordu.
Geçen gün, Tayyip Erdoğan, TBMM kürsüsünden işte bu vaadi hatırlattı: "Hani İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olsaydınız, ailelere 600'er lira verecektiniz. Artık genel başkansınız ve İzmir'de, Antalya'da CHP belediye başkanlıklarını kazandı. Haydi versenize!"
Kılıçdaroğlu'ndan bir karşılık gelmedi.
Şimdi CHP sözcüleri, 600 liranın "işsizlik sigortasından" karşılanacağını, bu yüzden de CHP'nin iktidar olması gerektiğini vurguluyor. Oysa Kılıçdaroğlu, İstanbul'da böyle bir vaatte bulunurken, CHP iktidar değildi. Seçimlerin yapılmasına 2 yıl vardı. "600 liralık maaşı, bir gün CHP iktidara gelirse bağlayabilirim" kaydını koyarak mı bu sözü vermişti? Eski konuşmalarını taradım, hiç böyle bir rezerv yok. Sadece, belediye başkanı seçilince, fakir ailelere 600 lira maaş bağlayacağını söylüyordu. Şimdi tam yetkili genel başkan olduğuna göre, CHP'li belediyelere talimat vermek suretiyle, uygulamaya geçmeli ki, inandırıcılığı sürebilsin.
Diyelim ki iktidara geldi... Kaynak, işsizlik sigortası olarak açıklansa dahi, kuşkular sona ermiyor.
İster istemez, Konut Edindirme Fonu ve Zorunlu Tasarruf adı altında vatandaştan toplanan paraların, nasıl bütçe açıklarını kapatmaya harcandığını hepimiz hatırlıyoruz. Vatandaşa, vaat edilen konutlar ile tasarrufunun neması verilmediği gibi, borç yükü de, daha sonraki iktidarlara devredilmişti.
Sonunda, AK Parti hükûmeti o parayı ödedi; borcu tasfiye etti.
İşsizlik sigortasını öyle gelişi güzel harcayamazsınız. Toplanan para ile yüklenilen risk arasında aktüerya denilen bir denge bulunması şarttır. Nitekim 45 yaşında erken emeklilik, Sosyal Sigortalar Kurumu'nda hesabın şaşmasına yol açmıştı; bu yüzden emeklilik yaşı gene 60'lara yükseltildi. Parayı, açlık sınırı altındakilere gelişi güzel dağıtırsanız, bu defa işsizlere tahsis edilen kaynak tükenir.
Kılıçdaroğlu, "Benim adım Kemal, bana inanın" diyeceğine, rakamlarla konuşup, kaynaködeme dengesini gösteren bir açıklama yapsaydı, inandırıcı olabilirdi.
"Benim adım Kemal Kılıçdaroğlu, ne vaat edersem yerine getiririm. Halk bana güvenir" cümlesinin, CHP'ye oy verenler dışında, inanın hiçbir karşılığı yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.