NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Hamzaçebi biliyordu, ya Kılıçdaroğlu?

CHP'li Kâtip üye Tanju Özcan, "Akif Hamzaçebi söyledi, ben imzaladım" diyor.

Emekli milletvekillerinin maaşını arttırmak, üstelik bunu "gizli kapaklı" diyebileceğimiz bir şekilde Meclis'ten geçirmek doğru olmadı. Geçmişte, milletvekili maaşlarına zam tartışma konusu yapıldığı için, anayasaya konulan bir madde ile maaşlar, Başbakanlık Müsteşarı'nın aldığı paraya endekslenmişti.
Öte yandan, Meclis Başkanı ile Başbakan'ın emekli maaşı, Cumhurbaşkanı'nın maaşına göre ayarlanırken, milletvekilleri için böyle bir kıstas mevcut değildi. Onlar, diğer memurların tâbi oldukları esaslara göre emekli aylıklarını alıyorlardı.
Meclis Başkanı Cemil Çiçek başkanlığında grup başkanvekilleri toplandılar. Milletvekillerinin maaşının da, Cumhurbaşkanı'nın maaşına endekslenmesi konusunda bir uzlaşma sağlandı. 5510 sayılı kanunda ve başka kanunlarda değişiklik yapan yasanın içine, emekli milletvekillerinin durumuna ilişkin maddelerin de konulabileceği hususunda görüş birliğine varıldı. (Bu yasa, zaten Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası'yla ilgiliydi. Dolayısıyla milletvekili emeklilik düzenlemelerini de kapsayabilecek mahiyetteydi.) Tek bir önerge verilmedi; bunu hatırlatalım. İlk önerge, milletvekillerinin, emekli maaşını, Cumhurbaşkanı'nın brüt maaşının % 42'sine endeksliyordu. Bu durumda, milletvekili emekli ücretinde hiçbir artış meydana gelmeyecekti. Gece saat 11 sularında, geçici madde önergesi oylandı. Buna göre, 2020'ye kadar, milletvekilli emeklilikleri, Cumhurbaşkanı'nın brüt maaşının % 60'ına yükseltildi. (2020'den sonra gene % 42'ye düşecek.)
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, "Biz sadece birinci önerge için onayımızı verdik" diyor. Ama bu doğru değil. Çünkü bütün önergeler milletvekillerinin tümüne önceden dağıtılıyor. % 42 oranını % 60'a çıkaran geçici madde, korsan bir önergeyle konulmadı. Bütün önergeler, aynı anda, Meclis müzakereleri başlamadan önce taraflar tarafından imzalandı.
Olayın nasıl cereyan ettiğini, teferruatıyla anlatayım:
Zaten, imzalardan birinin sahibi CHP milletvekili ve TBMM Katip üyesi Tanju Özcan da Vatan gazetesine itiraf ediyor; "Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi beni aradı; imzanı at dedi; ben de attım" diyor. Önergelerde, partilerini temsilen MHP'li İdare Amiri Ali Uzunırmak'ın, BDP'li İdare Amiri Sırrı Sakık'ın ve AK Partili kâtip üye Fatih Şahin'in imzası var. Tanju Özcan da, CHP'nin kâtip üyesi. Böylece, Cemil Çiçek'in başkanlığında yapılan toplantının doğal bir uzantısı olarak, her partinin Divan Başkanlığı üyeleri ya da Meclis İdare Amirleri destek veriyor. CHP Afyon Milletvekili Ahmet Toptaş da, 5'inci milletvekili olarak imzasını koyuyor. Dolayısıyla önergede, 2 CHP'linin, diğer partilerden birer milletvekilinin ismi mevut.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'la da konuştum. Elitaş, şu bilgileri benimle paylaştı: "Kanunun müzakeresinden önce, CHP'nin Plan Bütçe Komisyonu Grup Başkanı Ferit Mevlüt Aslanoğlu'yla bir araya geldik. Bana, 'Akif Hamzaçebi ve herkesin haberi var. 4 arkadaş imzalayacak' dedi. Ben, '4 çok, iki isim yeter' diye konuştum. 'Grup Başkanvekillerinin haberi var mı?' diye ısrarla sordum. 'Var ama, Akif Hamzaçebi'nin ismi geçmesin lütfen' dedi." Vatan gazetesinde CHP Bolu milletvekili Tanju Özcan da, Mustafa Elitaş'ı teyit ediyor: "Parti Meclisi toplantısındaydım. Grup başkanvekilimiz Hamzaçebi beni arayıp Meclis'e çağırdı. İmza at dedi, attım. Emekli vekillere zam için gruplarla anlaştıklarını, cumhurbaşkanı maaşına endeksleyeceklerini, önergelerin Başkanlık Divanı üzerinden geleceğini söyledi. 'Neden ben imza atıyorum?' diye sorduğumda, 'Sen emekli değilsin, diğer arkadaşlar emekli. Yanlış anlaşılır' dedi. Emine Ülker Tarhan, 4 saat boyunca Genel Kurul'daydı. Bana kimse anlaştığımız belge bu değil, imzanı geri çek demedi. Ben zaten 2031'de emekli olacaktım; yasa çıkınca da 2031'de emekli olacağım. Benimle ilgili bir düzenleme değil. Beni günah keçisi ilân ettiler."
Ayrıca, önergeye imza koyacak 2 milletvekilinin ismini, CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, AK Parti'ye bildirmiş.
CHP "Haberim yoktu" diyor. Bu nasıl iş! Önergeler bütün milletvekillerine dağıtılıyor. Her önerge üzerinde grupların 10'ar dakika konuşma hakkı var. Üstelik tekrir-i müzakere talep edebilirler; önergenin yeniden, daha uzun süre tartışılmasını isteyebilirler. Söz konusu kanun görüşülürken, Plan Bütçe Komisyonu üyeleri de TBMM'deydi. Hiçbirinden itiraz gelmedi; ses çıkmadı.
Şimdi, CHP sözcüleri, 5510 sayılı kanunu ve başka kanunları değiştiren düzenlemenin tümüne ret oyu verdiklerini, dolayısıyla maaşlarla ilgili önergelere katılmadıklarını ileri sürüyor. Oysa önergeler, her defasında "Kabul edenler, etmeyenler... Kabul edildi" diye işaret oyuyla tek tek oylanırken, CHP'nin onaylamadığına dair hiçbir emare yok. Oylama sırasında, önergeler üzerinde ağızlarını dahi açmamışlar; Emine Ülker Tarhan hiçbir itirazı seslendirmemiş. Elektronik oylamada, ret oyu kullanmalarının sebebi, maaş zamlarına karşı çıkmak olsaydı, hiç değilse bir milletvekili söz alıp, bu zammı tartışma konusu yapmaz mıydı?


AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP'nin Plan Bütçe Komisyonu Grup Başkanı Ferit Mevlüt Aslanoğlu ile görüştüğünü, onun, "Akif Bey'in adı geçmesin, ama herkesin haberi var. 4 arkadaş imza atacak" dediği bilgisini verdi.



Kanun perşembe gecesi çıktı. Cuma günü, Cemil Çiçek, TBMM Fransız Dostluk Grubu üyelerinin tavrını anlamak için bütün partileri telefonla aradı. Bu vesileyle, her birine, emekli milletvekili arkadaşlarının durumunu düzelten düzenlemeye verdikleri destekten dolayı teşekkür etti. "Ben de kanunu savunacağım" dedi. CHP'den Akif Hamzaçebi'yle konuştu. Hamzaçebi, o konuşmayı acaba yalanlayacak mı?


CHP'li Kâtip üye Tanju Özcan, "Akif Hamzaçebi söyledi, ben imzaladım" diyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.