TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

Global krizin yeni trendi: Yönetim kurulunda bağımsız üye!

Yaşanan global krizin iş yapma şeklini son sürat değiştirdiği artık herkesin bildiği bir gerçek. Geçmişteki 'dokunulmaz, hesap sorulmaz, eleştirilmez' CEO'ların devrinin kapandığı apaçık.
İşte bu yüzden şirketler bir biri ardına yönetim kurullarındaki 'bağımsız' yönetim kurulu üye sayısını artırıyor. Dünyada bu böyle. Mesela Aviva'da 3 yönetim kurulu üyesi, 9 bağımsız yönetim kurulu üyesi varmış. BP'de 5 yönetim üyesine karşılık yine 9 bağımsız üye bulunuyormuş. Unilever rekora koşuyor sanki, 2 yönetim kurulu üyesine karşılık tam 10 bağımsız üyeyi yönetiminde bulunduruyor.
Örnekleri, üst düzey yönetici araştırma ve değerlendirme şirketi Odgers Berndtson'ın bir araya geldiğimiz CEO'su Virginia Bottomley verdi.
Yuvarlak masa toplantısına, 'bağımsız yönetim kurulu üyeliğinin' faydaları ve bunun için gerekli olan yol haritasını dinlemek için Türkiye'nin de önde gelen şirketlerinin hissedarları ve CEO'ları gelmişti.
Gözüme çarpan birkaç isim arasında mesela Dinçkök Grubu'ndan Ayça Dinçkök, Shell Genel Müdürü Canan Ediboğlu, Avea Genel Müdürü Cüneyt Türktan, HP Genel Müdürü Serdar Urçar, Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar ve Uno ekmeklerinin üreticisi Hasip Gencer de vardı. Unilever CEO'su İzzet Karaca da bir konuşma yaptı ve bağımsız yönetim kurulu üyesine sahip olmanın faydalarını anlattı.
Dünyadaki bu trend kuşkusuz Türkiye'de de kabul görmeye başladı.
Peki ama bu nasıl olacak? Yuvarlak masada yan yana düştüğümüz bir CEO'nun söyledikleri ilginçti. Tamam CEO'nun daha çok denetlenmesi, hesap vermesi açısından son derece işe yarar bir sistem bu. İyi ama ya o bağımsız yönetim kurulu üyesi gerçekten işinin ne olduğunu tam olarak bilmiyorsa ve olur olmaz müdahalelerde bulunuyorsa. CEO'nun bana söyledikleri şöyleydi. Yönetim kuruluna aldıkları bağımsız yönetim kurulu üyesi mütamadiyen, 'Şu yatırımı da yapalım. Bunu da yapalım' deyip duruyormuş. Hiçbir fizibilite çalışması olmadan ve de bir sonraki toplantıda da hesap soruyormuş. 'Hâlâ yapmadınız falanca yatırımı' diye. 'Üstelik' diyor CEO, 'Özel şoförlü makam otomobili taleplerinden, bir değil 10'un üzerindeki maç bileti isteklerinden bazen gına geliyor!'
Sanırım işte bunun için bağımsız yönetim kurulu üyesi kesinlikle şart ama daha da önemlisi bu konuda eğitim şart. Odgers'in CEO'su Virginia Bottomley'ın konuşmasında vurguladığı noktalar önemliydi: "Bağımsız yönetim kurulu üyesi, icrayı yürüten yönetim takımının işine doğrudan müdahale etmemeli ancak kurumla ilgili enformasyona sahip olarak dengeli ve tarafsız bir değerlendirme yapabilmeli ve dışarıdan bakan bir müdahil olarak yönetim ekibine gerektiğinde yapıcı eleştiriler de yöneltebilecek ve zaman zaman rehberlik edebilecek olgunluk ve bilgelikte olmalıdır."
Şimdi Türkiye, dünyadaki gelişmelerden kendini ayrı tutamaz. Bir meslek olarak bağımsız yönetim kurulu üyeliklerinin ortaya çıkacak olması son derece güzel. Ama bu üyelerin daha önce örneğin CEO, genel müdür ya da yönetim kurulu üyeliği de yapmış isimlerden seçilmesi ve yeni yeni başlayan bu konudaki eğitimlerin dikkate alınması önemli galiba.
Türkiye'de faaliyet gösteren en büyük ilk 100 şirketin yönetim kurulundaki bağımsız üye sayısının toplam yönetim kurulu üye sayısının yüzde 30'unu geçmediği belirtiliyor. Şimdi bir meslek olarak karşımıza çıkan bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sayısının artması için her şeyden önce aile şirketlerinin özellikle hissedarlarının bu işe inanması gerekiyor. Virginia Bottomley, özellikle patronların 'Niye bağımsız yönetim kurulu üyesi isteyeyim ki' havasından bir an önce çıkmalarının şirketin geleceği için çok önemli olduğunu düşünüyor.
BİZE ULAŞIN