ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

Var olanı önce yok edip sonra yeniden yapmak deli saçması!

Emek Sineması projesine neden karşıyım?

Günlerdir Emek Sineması'nın yıkılması, yeniden yapılması vs. konusunda çıkan tartışmaları izliyorum.
Bu köşeyi takip edenler başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanındaki özellikle tarihi yapıların restorasyonu konusunda çok hassas olduğumu bilir.
Mimari çevrelerle sık sık görüşüp, onların dünyasını çoğu zaman bu sütunlara aktarıyorum.
Hemen söyleyeyim, baştan beri örneğin AKM'nin yıkılmasına karşı durdum ama Murat Tabanlıoğlu tarafından projelendirilen ve son derece akıllı çözümler üreten tadilatı savundum.
Ama şimdi Emek Sineması konusunda farklı düşünüyorum ve "Emek yıkılmıyor, kurtarılıyor" diyen Hıncal Ağabey ile de ters düşüyorum. İtiraf edeyim, üniversite yıllarımda film izlemeyi en sevdiğim salon olmasına rağmen, zaman içinde açılan son derece konforlu yeni sinemalara gitmeyi tercih ettim.
Demek istediğim şu ki burada olabilecek akıllı herhangi bir renovasyon, yenileme ya da ön cepheyi koruyup, kurallara uyumlu her türlü çözümün yanındayım.
Peki Emek Sineması için durum yukarıda özetlediğim gibi mi?
Hadi ben uzman değilim ama Türkiye'de ve dünyada önemli mimari projeler imza atmış, Anıtlar'dan neredeyse geçmeyen projesi olmayan pek çok restorasyon yapmış bir mimara mikrofon tutuyorum ve size bugün yorumsuz söylediklerini aktarıyorum.
Okuyun sonra karar verin, Emek Sineması'yla ilgili proje ne kadar doğru?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN