HASAN BÜLENT KAHRAMAN HASAN BÜLENT KAHRAMAN

AK Parti üzerine-3

AK Parti'nin 2002-2207 arasındaki başarısını bu partinin iktidarını hazırlayan çevre ve koşullarla bütünleşmesinde aramak gerekir. Bu bütünleşme dar ve orta gelirli kesimle kurduğu ilişki, devletle sürdürdüğü uyumlu ilişki, kendisine ait bir sermaye sınıfını koruyup kollaması ve nihayet liberal kesimin beklentileri üstünde olmuştur. Ekonominin beş yıl boyunca sürekli olarak büyütülmesi sadece onun geniş tabanını memnun etmekle kalmamış, İstanbul sermayesini de tatmin etmiştir. Buna sosyal güvenlik- sağlık sistemindeki büyük dönüşümü eklemek gerekir.

Sermaye savaşları

Sosyo-ekonomik planda bu çerçeve yabana atılmayacak bir sosyal dönüşümü beraberinde getirirken, AK Parti'nin zafiyet noktalarını da öne çıkarmıştır. Özellikle kendi sermaye gruplarının İstanbul sermayesine karşı gösterdiği direnç ve AK Parti'nin bekleneceği üzere o kesime sağladığı olanaklar partinin 2007 sonrasında İstanbul burjuvazisi tarafından, hiç değilse onun bir kanadı tarafından, dışlanmasına yol açmıştır.
Fakat bu tartışmanın AK Parti lehine sonuçlanması, hatta yakın tarihimizde ilk defa görüldüğü üzere, bu zıtlaşmanın basını da içeren boyutlarında gene AK Parti'nin üstün gelmesi belki uzun vadede partiyi zora koşacak, hatta Türkiye'deki demokrasi bakımından zararları olacak bir gelişmedir ama üstünde mutlaka durulması gereken çok ilginç göstergeler, boyutlar içermektedir. Sadece bu koşula bakarak dahi AK Parti'nin kimliğini ve niteliğini anlamak kabildir.

Devlet ve siyaset
İkinci husus 2007 seçimlerine giderken ortaya çıkmış devlet-AK Parti gerilimidir. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yaşanan bu çatışma, askeri kanadın yargıyla bütünleşerek AK Parti'ye karşı sürdürdüğü politika şimdi bir kere daha anlaşılıyor ki, kurulu düzenin içinde yaşanan toplumsal gerçeği anlayamamasının bir sonucudur.
Nisan 2007'de başlayan gerilim AK Parti'nin almak istediği sonucu değiştirmediği gibi onun daha da güçlenmesine olanak sağlamıştır. Öte yandan, bu gerilim Türkiye'deki devlet-siyaset uzlaşmazlığının daha ılımlı kanatları bile rahatsız eden son örneği olarak tarihe işlenmiştir. Demek ki, AK Parti 2007 seçimlerinde oylarını çoğaltırken Türkiye'de demokratikleşme doğrultusunda yaşanan gelişmenin de öznesi haline gelmiştir.

Bugün ve yarın

Bütün bunlar bugün ne ifade etmektedir ve AK Parti bugünden ileriye tüm bu koşulları ne ölçüde taşıyabilecektir?
İçinde bulunduğumuz dönemde bu partinin iki büyük zafiyetinden söz edilebilir.
Bunların ilki sürdürülen popülist politikaların orta vadede getirecekleridir. Türkiye'deki modernleşme ihtiyacının eldeki veri ve imkânlarla bu çerçeve içinde daha ileriye taşınıp taşınmayacağı başlı başına bir sorudur. Bu, aynı zamanda AK Parti'nin siyasal bilinciyle ilgili bir sorudur.
İkincisi iktidar olmaktan kaynaklanan yıpranma bir yana bizatihi iktidar olmanın yaratacağı sorunlar yakın dönemin en ciddi hassasiyet noktasıdır. Alt-orta sınıfların beklentilerini kuşatan mutlak bir iktidar stratejisi her iktidar için bir çıkmaz olabilir.
Türkiye bugün çok önemli bir viraj alıyor. Bu kritik bir eşiktir ve kabul edelim ki Türkiye'deki birçok kesimin hassasiyetini tahrik edecektir. Böyle bir dönem eğer AK Parti'nin koruyacağı ve daha da geliştireceği bir demokrasi bilinci ve güçlendirilecek bir siyaset kültürüyle aşılırsa kazanan hem iktidar partisi hem Türkiye olacaktır.
Şunu da belirteyim: AK Parti kendisini muhafazakâr diye nitelendiriyor. Bunu siyasal bir kavram olarak kullanıyor. Bu yaklaşımın yanlış olduğu ortaya çıktı. Muhafazakârlık AK Parti'de siyasal değil kültürel bir kavramdır. Siyasal pratik bakımından AK Parti dönüştürücü pragmatik bir temele oturdu. Bundan sonraki sorun tabanının siyasal olarak nereye savrulacağıdır. O taban demokrasiyi de muhafazakârlığı da bu defa siyasal olarak benimseyebilir. Ama şunu unutmayalım: siyasal bakımdan muhafazakârlaşmış bir taban önce AK Parti'yi tüketir.
Bugünkü tartışmalar sadece Türkiye için değil AK Parti için de bir dönemeç, bir sırat köprüsüdür.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN