KEREM ALKİN KEREM ALKİN

‘Kayıp Nesil’ IMF ve Neoliberaller

Küresel virüs salgınında vaka sayısının 36 milyona yaklaştığı ve dünyanın olası bir '2. Dalga'yı tartıştığı, değerlendirdiği bir süreçte, Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) iki gün arka arkaya yapılan açıklamalar, çağrılar, uyarılar ekonomistlerce not alınması gereken hususlara işaret ediyordu. Bilhassa, Keynesyen görüşü savunan iktisatçıların görüşlerini doğrulayan yönü itibariyle. IMF'in Mali İzleme Raporu'nun 'Toparlanma için Kamu Yatırımı' başlıklı 2. bölümü, gelişmiş ve gelişmekte olan bazı ekonomilerde kamu yatırımlarının artırılmasının istihdam ile ekonomik faaliyet üzerinde güçlü bir etkisi olacağı belirtiliyor.
IMF, sağlık, sosyal konut, dijitalleşme ve çevreyi korumaya yönelik yeni kamu yatırımı hamlelerinin, daha dayanıklı ve kapsayıcı bir ekonominin temelini oluşturacağını ifade etmekte. IMF Başkanı Kristalina Georgieva dünkü konuşmasında, fakir ve geri kalmış ülkelerden başlayarak, dünya ekonomisinin karşı karşıya kaldığı ve çok ağır etkileri olan küresel virüs salgını nedeniyle, bir 'kayıp nesil' ile karşı karşıya olunduğu uyarısı çok önemliydi.
Georgieva, bu dönemde, küresel büyümeye katkı noktasında, 1 puanlık bir kamu yatırımı artışının dünya genelinde 33 milyon insan için yeni iş imkanı anlamına geldiğini vurguladığı konuşmasında, 2021 yılı için hayli 'değişken', 'inişli, çıkışlı' bir toparlanma göstereceğini belirttiği dünya ekonomisi için, ülkelerin kendi reel sektörünü, istihdamını pandemiye karşı korumak adına devreye aldıkları kamu desteklerini erken çekmelerinin, ekonomilerdeki toparlanma eğilimini 'prematüre' bırakmak gibi bir risk oluşturduğunun da altını çizdi.
IMF Başkanı, öncü ve esnek bir kamu maliye politikası anlayışıyla, dijitalleşmeyi ve çevreyi gözeten kamu yatırımlarının aynı zamanda yeni iş imkanlarının oluşmasının da önünü açacağını vurguladı. Dominique Strauss-Kahn, Christine Lagarde ve Kristalina Georgieva; bir zamanlar 'Neoliberal' görüşün kalesi olan IMF'de, eski yaklaşımları sorgulayan, eleştiren ve bugün 'Keynesyen' yaklaşımların küresel ölçekte sürdürülebilir ve 'insani' kalkınma için kaçınılmaz olduğunu güçlü bir şekilde dile getiren başkanlar.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Lagarde da, 2021'de toparlanma ile ilgili sinyaller konusundaki belirsizliğe işaret ederek, ECB'nin mali desteği başarılı bir biçimde tamamladığını; Avrupa hükümetlerinin kamu desteklerini ani bir şekilde durdurmasından kaynaklanabilecek 'uçurum etkisi' riskinin kendisi için en büyük endişe kaynağı olduğunu vurgulamış. 'Sivri' neoliberallerin taleplerine fazlasıyla prim verip, Türkiye Ekonomisi'nde sıkılaştırmanın 'dozaj'ını kaçırırsak, 'V' tipi toparlanmayla fark atacak Türkiye'yi gereksiz yere 'endişeli ülkeler' grubunun içine alırız; dikkat edelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.