OKAN MÜDERRİSOĞLU OKAN MÜDERRİSOĞLU

Dumanı tüten krizler

Ekonomi çözüm üretirken sorun da doğabileceğini esas alan bir uzmanlık alanı. Ama 'doğru' diye verdiğiniz kararlar eğer orta ve uzun vadeyi dikkate almıyorsa 'yanlış' çıkması kaçınılmaz.
Güncel olaylar bazında ele aldığımızda "özelleştirme işsizlerinin geleceği", "eczanelerle ilgili süreç" ve "doktora erişimin kolaylaştırılması" doğru gibi görünen, zamanla yanlışları da ortaya çıkan tipik örnekler.
Daha doğrusu çözüm değil sorun üretme tarzının yansıması.

***

Türkiye'nin özelleştirme macerasının başladığı 1980'li yılların ortalarından itibaren en hararetli tartışma konusu KİT'lerdeki işçilerin akıbeti idi. Özelleştirme mağduru olarak da sunulan işçilerin kaderi, çoğu zaman siyasetle iç içe geçti. O sıralar, orman ve köy hizmetlerinde istihdam edilen geçici işçiler de bir başka problemdi.
Klasik piyasa ekonomisi mantığı ile bakıldığında, özelleştirilen kuruluşlardaki fazla istihdamın yeni sahiplerinin sırtına yüklenmesi mümkün değildir. Piyasa şartları, "İhtiyaca ve niteliğe" göre şekillendiğinden, özel sektörün zaten işe yarar elemanı gözden çıkarmayacağı varsayılır. Diğerlerinin tazminatlarının ödenmesi ve kendilerine yeni bir hayat kurması beklenir.
Sonradan eleştiriler gelince özelleştirme uygulaması ile açığa çıkan iş gücü için mesleki dönüşüm programları da hazırlandı ve yeniden iş piyasasına girmeleri düşünüldü. Neticede hükümet işçilere dönük bir formül geliştirdi. Tazminatlarını alan işçilerin, eğer isterlerse 1 yıldan kısa süreli sözleşme ile kamuda önerilecek işlerde ve bölgelerde çalıştırılması idi bu.
Olayın ilginç yanı, AK Parti'nin temellerinin, bugünkü Türk İş Başkanı Mustafa Kumlu'nun başkanı olduğu sendika binasındaki toplantılarda atılmış olması. Yani ilişkiler 7 sene önce sıcaktı. Gel gör ki Tekel krizi masaya geldiği andan itibaren ara açıldı.
Tekel'de markalar, fabrikalar yabancı şirketlere satılırken, depolar ve işçiler kamunun arka bahçesine bırakıldı. Şimdi, "Kardeşim zaten tazminat aldınız. İş beğenmiyorsunuz" demek için biraz geç. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, yıllık 480 milyon lira maliyet çıkardığı Tekel tütün deposu işçileri baş ağrıtmaya devam edecek gibi.
Nitekim bu sıralar çokça tartışılan 4 c konusu, mücevherat sektörüne ilişkin değil. Hani pırlantanın kıymetini belirleyen 4 c var ya... Cut-(Kesim), Carat (Karat Ağırlığı), Clarity (Berraklık), Color (Renk). Krizi çıkaran 4 c, 657 sayılı yasanın bir hükmü. Ve bu hükme göre eleman istihdamı sosyal hakların kısıtlı olduğu, aileleri parçalayan, bütçeleri örseleyen bir model.
Bu durumda ağrı kesici vererek sancıyı baskılamak yerine yapılacak iki şey var. Ya kamuda geçici istihdamın önü kapatılarak işçiler piyasanın zorlu ortamına bırakılacak ya da 200 bini aşkın geçici işçide olduğu gibi özelleştirme işsizleri de kadroya alınacak.
***

Benzeri bir durum eczaneler ve özel hastaneler için de geçerli. İlaca ve doktora ulaşmanın kolaylaştırılması bu hükümetin en başarılı sosyal projesi idi. Lakin, 2.5 yıl önce alınan o kararın, katlanarak büyüyen ilaç ve tedavi gideri olarak devlete döneceği aşikardı. Ne milyonlarca faturanın incelenmesi mümkündü ne de ihtiyaç fazlası ilaç yazımının frenlenmesi. Kamunun sağlık gideri 10 milyar doları aşınca en başta düşünülmesi gereken önlemler yine sona kaldı. Hastanelerin sınıflandırılması, tedavinin niteliğine göre hastadan katılım payı alınması, global bütçeye geçirilerek ilaç firmalarına ve hastane işletmelerine paket fiyat önerilmesi gibi...
Tedbir zamanında alınmayınca, sonradan geliştirilen radikal önlemler de tepki çekti. Yeni ve yüksek sağlık standardına alışan vatandaş hizmet kalitesinin düşmesine tahammül edemedi. Devletin yanlış sinyalleri yüzünden değirmenin suyunun hep akacağını sanan hastanelerin kontrolsüz büyümesi ise ciddi kredi ve yönetim sorunları çıkardı.
Sonuç olarak halen alınan önlemler doğru olmasına doğrudur da kamuoyunun ikna edilmesi kolay değildir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.