Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ÖNERİ-YORUM ŞEREF OĞUZ

Stajyer

Okul ile işyerinin arakesiti olarak tanımlandığında stajyer kavramı, Türkiye'de okulların da işyerlerinin de yeterince değerlendiremediği bir kurum olarak karşımıza çıkıyor.
Her ne kadar son 10 yılda, stajyer konusunda daha ileri uygulamalar başlatmış olsak dahi, hâlâ alınacak çok yolumuz var.
Özellikle yüksek okullar, son sınıf öğrencilerine staj şartı koyuyor. Onları, yaz aylarında staja zorluyor. Ancak okulun bulunduğu yer veya öğrencinin yaşadığı yere göre bu imkan, doğamıyor.
Staj zorunluluğu güzel bir şey. Fakat bu zorunluluğun yerine getirilmesi külfetini öğrenciye yıkmak, çözüm oluşturmuyor. Burada, okulların, daha etkin bir şekilde, işyerleriyle protokol imzalamaları şart.
Zira çoğu işyeri hâlâ stajyeri, "ayak altında dolaşan" ve "işlerimizi yavaşlatan" problem yaratan kişi olarak görme eğiliminde.
Hatta öyle ki bazı işyerleri, "yeter ki ortalıkta dolanmasınlar" diyerek öğrencilere "getirin staj belgenizi imzalayalım siz de gelmeyin" diyebiliyor.
Oysa bu staj ve stajyer kurumları, Batılı ülkelerin öteden beri kullandığı, işyerine insan kaynağı yaratmada inanılmaz avantaj sunan ve öğrenciye de işi daha iyi öğrenme imkanı veren, mucize bir kurum.
Bana göre iş dünyasının sivil toplum örgütleri, üyelerine yönelik tanıtıcı ve eğitici faaliyetler sayesinde, stajyere karşı olan bu aymazlığı giderebilirler.
Mesela TOBB, Türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütü olmasının yanı sıra iş dünyasının en tepedeki senatosu konumuyla, üyelerine daha fazla staj programı yaratmaları için teşvik de verebilir ve müeyyide de uygulayabilir. Zira sorun, bu işin "kazan/kazan" mantığında, yarattığı değeri anlamaktan geçiyor.
Farkındalığı bir kez yarattığınızda aslında hem okullar hem öğrenciler hem de işyerleri, stajyer kavramını kendiliğinden olması gereken noktaya taşıyabilecektir.
Farkındalık konusunda Koç Holding'in başlattığı Meslek Lisesi Memleket Meselesi adlı bir eğitim projesi var. Koç Grubu Başkanı Mustafa Koç, bu sayede Türk sanayiinin ihtiyaç duyduğu vasıflı işgücünü yaratma fırsatından sözediyor.
Doğrudur! Yalnızca Koç örneğinde, 7 yılda 8 bin öğrenci, bursiyer vasfı kazandırılmakla kalmayacak, aynı zamanda mesleki eğitimlerini Koç şirketlerinde tamamladıklarında her biri uzmanlaşmış olacak.
Mesleksiz millet eleştirilerini hatırlıyorum. Herkesin her işi yaptığı iddiasıyla aslında çok az kişinin kendi işini adam gibi yapabildiğini biliyorum. Bu yapıda gerek mesleki eğitim ve gerekse stajyerlik sürecinde edinilecek bilgi ve uygulama tecrübesi, meslekli bireyler yaratma noktasında bize altın fırsatlar sunuyor.
İşyeri sahiplerine soruyoruz; "neden verimli değilsin?" diye. Cevapları neredeyse aynı; "okullar bize beceri sahibi öğrenci yetiştirmiyor."
Doğrudur. Yetiştirmiyordur. Ancak bu "yetiştirmeme hali" yalnızca okulların sorunu mudur? Bunda, işyerlerinin de payı olması gerekmiyor mu?
Herkesin eğitim sistemini eleştirdiği fakat kendisinin bir şey yapmadığı ortamda, eğitim sistemi de iyileşmiyor. Vasıflı işgücü eksiğinin sebebi de zaten okullarda yalnızca diplomaya odaklanılması ancak beceri kazandırmanın ıskalanmasıdır.
Kendi işyerini, okul ile ilişkilendirecek alanlar yaratmak, okul yönetimi kadar, işyeri sahibinin de sorunudur.
Neticede amaç aynıdır; Vasıflı işgücü yaratmak. Bugün işgücü veriminde utanılası bir noktadayız; "1 saatlik çalışma sonucu, milli gelire, ABD'li 40 dolar, AB'li 20 dolar katkı sağlarken bir Türk, ancak 4 dolar katabiliyor."
Siz okullarda çocukları düz liseye yönlendireceksiniz. Okulda iken ezbere dayalı eğiteceksiniz. Siz işyerlerinde stajyere özen göstermeyeceksiniz. Okullarla işbirliğine gidip çocukların beceri kazanmasına katkı vermeyeceksiniz.
Sonra da işgücünün vasıfsızlığından işletmenizin veriminden şikayet edeceksiniz.
Böyle bir şey olamaz!
Krizi fırsata dönüştürme lafları o kadar çok dilimize dolandı kı, "acaba bu fırsatı başkası mı bize sunacak?" diye düşünmeden edemiyor insan. Krizi fırsata dönüştürme noktasında bir fırsat, istihdam alanında katma değerli adımlarla sağlanabilir.
Mesela stajyerlik kurumunu geliştirmek, bu amaca hizmet edebilir.
Okullarımızın iş dünyasıyla daha yakın ilişki içine girip daha fazla sayıda staj programı yaratması düşünülemez mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA