MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

AB'de sağcılar, Türkiye'de solcular

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde sağ partilerin kazanması ne anlama gelir? Türkiye'nin AB yolculuğunu etkiler mi? Bu sorular son günlerde hem AB ülkelerinde hem de Türkiye'de bütün boyutlarıyla tartışılıyor. Biz de AB ile ilişkilerden sorumlu Devlet Bakanı ve Baş Müzakereci Egemen Bağış'a sorduk. Bağış öncelikle "AP seçimleri Türkiye'nin AB üyelik sürecini çok fazla etkilemez.
Çünkü AP'nin bu aşamada Türkiye ile ilgili alması gereken bir karar yok"
diyor.
Ardından seçim sonuçlarından Türkiye'nin dersler çıkartması gerektiğini söyleyen Bağış, sağcıların zaferinden çok Yeşiller'in başarısına dikkat çekiyor:
"Bu seçimlerde alakası olmadığı halde Türkiye kullanıldı ama en büyük başarıyı da bir Türk'ün Cem Özdemir'in eş başkan olduğu Yeşiller Partisi aldı. Fransa'da yüzde 10 oy beklerken yüzde 16 oy aldı. Bu bizim açımızdan sevindirici bir olay. Sarkozy yüzde 28 oy almış, zafer ilan ediyor. Bu Türkiye'de yüzde 40'ı beğenmeyenlere duyurulur."
AB'nin sağa kaymasında ekonomik krizin ve işsizlik korkusunun etkili olduğunu söyleyen Bağış, sözü bize getiriyor ve şu gerçeğin altını çiziyor:
"Türkiye'nin AB sürecini etkileyen en önemli faktör TBMM'deki süreç ve çalışmadır. Meclis'in gündeminde bekleyen yüzlerce kanun var. Reform konusunda hükümetten yana bir sıkıntı yok. Ama her şey gelip Meclis'e takılıyor. Bu işleyişle bir yere varamayız."
Bakan Bağış'ın açıklamaları adres olarak muhalefeti gösteriyor. Bu noktada iki konuyu özellikle soruyorum: Siyasi Partiler ve Sendikalar Yasası. İlk bakışta bu iki alanda da köklü değişimi Türkiye'nin her kesimi istiyor görünüyor. Ama gerçek pek öyle değil. Alın Sendikalar Yasası'nı...
Türkiye'de işçilerden kesilen "zorunlu" ücretlerle inanılmaz maaş alan ve "baronlaşan" sendika başkanları var. Özellikle bunlar yasada bir değişiklik istemiyor. İşverenler ise başka gerekçelerle yasaya karşı çıkıyor.
Aynı şey Siyasi Partiler Yasası için de geçerli.
Hangi partiyle konuşsanız konuşun, siyasi partiler yasasının değiştirilmesi gerektiğini söyler ama iş adım atmaya gelince hiçbiri o adımı atmaz.
Peki, iktidar bunu zorlayamaz mı?
Egemen Bağış yine sözü muhalefete getiriyor ve şunları söylüyor:
"Siyasi Partiler yasası için Anayasa'yı değiştirmemiz lazım. Muhalefet partilerine söylüyoruz, 'Gelin oturup konuşalım' diye. 'Hayır, biz Anayasa'yı konuşmayız' diyorlar. Muhalefet Türkiye'yi kilitleme üzerine siyaset yapıyor."
Gördüğünüz gibi AB'nin sağcılaşması o kadar da önemli bir mesele değil, asıl mesele kendi içimizde...
En azından Türkiye'nin "sol"cuları bu sürece destek verse hem bu reformlar çok daha çabuk gerçekleşir, hem de AK Parti ikide bir bu argümanı kullanamaz.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN