MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

"MİT'te çalışmak vatan hainliği mi?"

Son iki yılın belki de en çok konuşulan ismi Tuncay Güney'di. Bir ara öyleydi ki, hangi televizyona baksanız, hangi gazeteyi açsanız onunla ilgili bir haber vardı.
Kimi, söylediğini ilgiyle izledi, kimi de daha başından ona hiç güvenmedi. Ama her iki ihtimalde de o, kafalarda soru işareti yarattı, merak uyandırdı. Belki de onu en iyi internette dolaşan şu cümleler anlatıyor:
"Çok ilginç bir adam. Ne olduğunu anlamamız uzun sürecek galiba ama kendi halinde biri olmadığı, birileri için çalıştığı ve şoke edici şeyler söylediği kesin.
Toronto'da Tuncay Güney'le konuşurken çok açık biçimde bu soruların cevabını arıyorum. Güney'in iki soruya verdiği cevap bir nebze de olsa merak edilenler hakkında ipucu veriyor.
Bir: Güney açıklamalarıyla Türkiye'de ne yapmak istiyor?
Bu konuda söylediklerini biraz kısaltarak yayınlıyorum. Değme siyaset analizcilerini aratmayacak küresel bir tahlil yapıyor:
"Benim için önemli olan Türkiye'nin bir adım daha ileri gitmesi. Ben statükoya ve diktatörlüğe karşıyım. Türk insanına da artık hakları ve özgürlükleri verilmeli. İnsanlar, 'Ben Kürdüm' diyebilmeli. Başörtülü kızlar üniversiteye gidebilmeli, bu gericilik değil. Türkiye bir Norveç olmalı. Demokratikleşme gerçekleşmeli. Benim ülkem karanlık olmasın istiyorum. Bir gazetenin en tepesinde yazıyor, 'Türkiye Türklerindir' diye. Artık ne Türkiye Türklerindir, ne İngiltere İngilizlerin. Şimdi çokuluslu şirketler, küresel sermaye var. Böyle ulus-devlet yapısı artık yok. Devlet hegemonyalığı sadece bizde kaldı."
İki: Gelelim herkesin kafasındaki "Kime çalışıyor?" sorusuna... Güney, MİT elemanı mı yoksa yabancı bir istihbarat örgütü adına mı çalışıyor?
Bu konuda elbette net bir cevap almak mümkün değil. Ama satır aralarında bir mesaj verdiği de kesin.
"Ben, bana verilen görevi yaptım, yapmaya da devam ediyorum. Geçmişte gazetecilik şemsiyesi altında çalıştım. Mehmet Eymür'ün dediği gibi MİT'te değilim ama MİT'e saygı duyuyorum. Çünkü benim ülkemin istihbaratı. Benim MİT'le herhangi bir bordrolu, maaşlı ilişkim yok. Ona bakarsanız benim için 'TSK ya da Jitem'in de adamı' diyorlar. Veli Küçük gibi Jitem'de birçok insanı tanıdığım doğrudur, görüşmeler yaptığım da doğrudur. Ama bu benim Jitem'de kadrolu eleman olduğumu göstermez."
Bu cevapla yetinmeyip, soruyu "Yani MİT'le geçmişte de hiçbir ilişkin olmadı mı?" diye yineleyince "Hayır" diyor ama bu kez de başka bir soru işareti ortaya atıyor:
"Valla 70 milyon kişi bunu bekliyor ama benim MİT'le hiçbir ilişkim yok. Yani şimdi MİT'te çalışıyor olursan vatanperver mi oluyorsun yoksa kötü mü oluyorsun? Ya da vatan haini mi olacağım, yani anlayamıyorum. Zaten MİT'i Türkiye kötü algılıyor, biliyorsun. Şunu söyleyeyim, Deniz Baykal ABD'de geçirdiği iki yılını açıklarsa ben de açıklarım..."
Güney'in Deniz Baykal'a ilişkin söyledikleri daha önce basında yer aldı. Onun üzerinde fazla durmuyorum ve CIA ve Mossad ilişkisini soruyorum.
Güney'in ABD'ye kaçması, ardından Kanada'ya yerleşmesi, Haham (Yahudi din adamı) olması ve Yahudilere ait bir şirkette çalışması akla ister istemez bu iki etkili istihbarat örgütünü getiriyor. Ben de bunu açık açık soruyorum. İşte cevabı:
"Hâlâ dünya hakkında yeni bilgiler öğreniyorum ve çalışmalara devam ediyorum. Yunanlı bir adam CIA'ya başkan olmuştu, herkes gurur duymuştu. Türkiye'den birinin CIA'da, Mossad'da çalışmasından neden gocunuyoruz? CIA'da çalışmak kötü mü?"
Tuncay Güney kendi pozisyonuyla ilgili bunları söylüyor. Ama benim merak ettiklerim sadece bunlar değil.
Güney, "AK Parti ve Gülen'i bitirme planı"yla ilgili ne düşünüyor?
Ergenekon operasyonu sürecek mi? Yoksa buraya kadar mı?
DP'nin başına geçen Cindoruk için ne diyor?
Ergenekon'u kazırsan altından hangi ülke çıkar?
Emniyet, Balbay'ın Günlükleri'ni nasıl ele geçirdi?
Bunlara da yarın yer vereceğiz.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN