MAHMUT ÖVÜR MAHMUT ÖVÜR

'Türkiye, Tamamlayıcı Yıldız'

Devlet Bakanı ve Başküzakereci Egemen Bağış'la Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ilk kez el ele vererek yeni bir uygulama başlattı: Diplomatik- sanat atağı...
Diplomasiyle kültür ve sanat etkinliklerini bir araya getiren bu atağın ilk uygulama alanı Danimarka'nın başkenti Kopenhag... Hedefi ise siyaset sınıfı değil, sokaktaki insan.
Bu nedenle Kopenhag gezisinde çok sayıda sinemacı ile birlikteyiz.
Gezinin ilk günü hızlı ve yoğun geçiyor. Devlet Bakanı Bağış da ilk güne, iş dünyası ve Danimarka Dışişleri Bakanı Lene Espersen'le görüşmeyle başlıyor. Ardından Danimarka Avrupa Hareketi'nin Europe Hause'da düzenlediği bir panele katılıyor. Soru cevaplı panelde eskisiyle kıyaslanmayacak yumuşak bir hava var.
Danimarkalıların İslam ve demokrasi, Kıbrıs ve İran eksenli sorularına Bakan Bağış doyurucu cevaplar verdi. Özellikle İran'la ilgili cevabı ilginçti. Yaptırımların işe yaramadığına işaret eden Bağış, şöyle diyordu:
"Eğer İran da takımın bir üyesi olsun istiyorsanız, mesela McDonald's açmaya çalışın, filmlerle, müzik yoluyla bu ülkeyi kazanmaya çalışın."
Doğrusu bu tür diplomatik çağrıların yapıldığı toplantılar elbette önemliydi ama bu gezide asıl merak ettiğim diplomasiyle sanatı buluşturan etkinliğin nasıl geçeceğiydi.
Gece mütevazı bir kokteyle başladı. Ağırlık yine Danimarka'da yaşayan Türkiyelilerdeydi ama bu kez Danimarkalıların sayısı da bir hayli fazlaydı. Dahası 12 ülkenin büyükelçilerinin bulunması bile başlı başına bir başarıydı.
"Turkey: The Missing Star", "Türkiye, Tamamlayıcı Yıldız" başlığı altında iki gün sürecek etkinliğin anlatıldığı geceye, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik, TÜRSAK Başkanı Engin Yiğitgil, AB Genel Sekreteri Büyükelçi Volkan Bozkır, Kopenhag Büyükelçisi Berki Dibek'le birlikte çok sayıda sinema sanatçısı da katıldı. Güven Kıraç, Berrak Tüzünataç, Zafer Alagöz, Cansel Elçin, Mete Horozoğlu, Yönetmen İlksen Başarır dikkat çeken isimlerdi.
Bal, Nefes, Başka Dilde Aşk ve Kosmos gibi son dönemin ses getiren filmlerinin gösterileceği etkinliğin ilk gecesinde manken Tülin Şahin'in sunum yaptığı Burhan Öcal performansı ise görülmeye değerdi. Hele Viyana'da yaşayan Hataylı Ziya Azazi'nin Sufi dönüşlerini modern dansla buluşturan gösterisi, deyim yerindeyse nefesleri kesti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürü Abdurahman Çelik, bu çıkarmayı şöyle değerlendiriyor:
"İki bakanlığın bu ortaklığı yeni bir deneme. Diplomasiyle sanatı bir araya getirerek halklara ulaşmayı hedefliyoruz. Danimarka, Hollanda ve Almanya'da bu türden ilk lobi çalışmasını yapacağız. Çok daha etkili olacağına inanıyorum..."
Etkinliğe katkı verenlerden TÜRVAK Başkanı Engin Yiğitgil etkinliğini önemini şöyle anlatıyor: "Türkiye'nin AB serüveninde siyasiler önemli ama sonuçta kararı halk verecek. Bizim halklara ulaşmamız gerekiyor. Bunun yolu da sanattan geçer. Sadece sinema değil, bütün sanatsal disiplinlerde Türkiye'nin ürettiği değerlerin ne olduğunu ortaya koymamız gerekiyor.
İki bakanlığın bu çabasını çok önemsiyorum."
Bir ara Başka Dilde Aşk'ın genç oyuncusu Mert Fırat'la konuşuyorum.
Sadece Avrupa'da değil dünyanın başka bölgelerinde de filminin ilgi çektiğini belirten Fırat şöyle diyor: "Başka Dilde Aşk, insanların yaşadığı iletişimsizlik üzerine bir film. Ötekileştirilmeyi aşk üzerinden anlatıyoruz. Bu bütün insanlığın ortak sorunu. Burada da ilgi çekeceğini umuyorum."
Bugün kadar Türkiye-AB ilişkileri çerçevesinde Devlet Bakanı Egemen Bağış'la birkaç geziye katıldım.
Ama ilk kez diplomasiyle sanatın buluştuğu bir çıkarmaya tanık oluyorum.
Farkı, Devlet Bakanı Bağış özetliyor:
"İslam ile demokrasiyi buluşturan Türkiye'nin bunu nasıl başardığını ve neden model ülke olduğunu gösteren bir etkinlik oldu. Bunu başka ülkelerde de sürdüreceğiz."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.