YAŞAR ÖZAY

2009 ÖSS tarihe geçti

Tek sınavlı olarak son kez gerçekleştirilen ÖSS 2009 "en başarısız sınav" özelliğiyle eğitim tarihimizdeki yerini aldı.
Sınav sonrası Türkçe ve Fen test sorularının zorluğu, ÖSYM başta olmak üzere, eğitim çevreleri, öğrenciler ve tüm kamuoyu tarafından açıkça dile getirildi.
Bu sınavın başarısız olacağı 14 Haziran itibarıyla zaten belliydi. Öğrencilerin neredeyse tamamına yakını hüzün ve gözyaşlarıyla ayrıldı sınav salonlarından. "Sınavım iyi geçti" diyen neredeyse hiç yoktu. Genel ortalama, beklentilerin 20-30 puan gerisinde kalmıştı. Hazırlanan sorular, öğrencileri darmadağın etmişti.
Tüm olanaksızlıklara rağmen, üniversite hayaliyle mücadele veren yüz binlerce öğrenci, eğitim yaşamlarında neredeyse ilk kez karşılaştıkları kimi sorular karşısında travmaya uğradı... Ne var ki, eğitim sistemindeki bu olumsuz sonuçların farkına varan ve hazırlattığı sorular sonucunda ortaya çıkacak vahameti fark eden ÖSYM, adeta kendini kurtarmak için bir formül arayışına girdi. Puanlar daha açıklanmadan ÖSYM yetkilileri YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'a durumu bildirdi. Öğrencileri rahatlatacak senaryo hemen devreye sokuldu.
Birinci aşamada kontenjan artırımına gidildi. Üç gün süreyle "kontenjan artırımı" müjdeli bir haber gibi sunuldu.
Arkasından ikinci senaryo geldi.
Soruların zorluğu nedeniyle kontenjanların doldurulması mümkün olmadığı için alt puan limitinin düşürüldüğü açıklandı. Böylece ortaya çıkacak olan skandalın büyük bir kısmı örtülmüş oldu.
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan'ın ÖSS sonuçlarını açıklarken 2009 ÖSS'nin "en başarısız sınavlar" arasında olduğunu açıklaması, arkasından, "30 bine yakın aday '0' puan aldı" diye dile getirmesi eğitim sistemimizin ne kadar kötü bir durumda olduğunun açık bir göstergesidir.
Sınav sonuçlarının "öğrencilerin başarısızlığı" gibi gösterilmesi ise olayı başka yöne çekmekten başka bir şey olamaz. Başarılı olan öğrencilere bakıldığında büyük çoğunluğunun Doğu ve Güneydoğu'dan büyük kentlere gelerek okuyan öğrencilerden oluştuğu görülmektedir. Şanlıurfa'dan İstanbul'a okumaya gelen 7 çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olan Serhat Güzel, İstanbul'dan girdiği sınavda SÖZ-2 puan türünde Türkiye birincisi oldu. Serhat Şanlıurfa'da kalsaydı bu başarıyı yakalama şansı yoktu. Çünkü Şanlıurfa eğitim başarı sıralamasının en alt sıralarında bulunuyor. Ayrıca Türkiye'nin en kalabalık sınıfları bu ilde. Bu makus talihi yenmek için yetkililerin bir an önce çözüm bulması gerekiyor.
Türkiye'nin ÖSS'de en başarısız illeri arasında bulunan Ardahan ve Hakkâri üniversitelerinin rektörleri kendi illerinin bu şekilde anılmasından rahatsızlar. Öğrencilerin bu durumu yanlış algıladığını belirterek şöyle yakınıyorlar: "Liselerde eğitim verecek öğretmen bulamıyoruz. Gelen öğretmenler bir süre sonra ayrılıyor. Üniversite sınavlarındaki bu kötü tabloya çare bulabilmek için bizzat kendimiz çalışmalar yapıyoruz. Başarısızlığın nedeni öğrencilerimizden değil kadro yetersizliğinden kaynaklanıyor."
Yetkililere duyurulur.
BİZE ULAŞIN