Türkiye'nin en iyi haber sitesi
AYŞE ÖZYILMAZEL

Kitapçı

Şehrimizin bir alışveriş merkezindeki meşhur kitapçıya gittim. Aslında sadece kitapçı değil, dergi de var, kalem de var, oyun da var, müzik de var. Var oğlu var. Gir, torbanı doldur, çık.
Ne güzel değil mi?
Güzel de bir yere kadar güzel.
Elimde aradığım bir kitabın adı var ve araştırmak istediğim bir konu.
Görevliyi buluyorum. Yazarın adını veriyorum. Pek tabii ki genç görevlimiz yazardan bihaber.
Harfleri kodlaya kodlaya uzun çabalardan sonra bilgisayardan kitabı bulduruyorum. Aradığım kitaptan bir tane varmış. Edebiyat-günlükler bölümündeymiş.
Gidiyorum bölüme. Sıkıla sıkıla bakınıyor bakınıyor, bulamıyor görevli. Görevi bu ama bilmiyor işte. "Kapağında bir adamın fotoğrafı olan" kitabı arıyor.
"Peki bu konuda başka kitap önerebilir misiniz?" diye soruyorum. Çocuğa kal geliyor.
Ben de âlemim. Kime, nerede, ne soruyorum.
Sonunda vazgeçiyorum ve tek tek raflarda okumak istediğim kitabı arıyor, nihayet kitabıma kavuşuyorum.
Sonra sinirlenip aynı konudaki diğer kitapları aramaktan vazgeçiyorum.
Suç benim. Mesela Beyoğlu'ndaki sahibi kitaplara hakim, okuyan, araştıran, müşterisiyle ilgilenen, önerilerde bulunan kitapçılara gitmeliydim.
Şimdi bu kitapçının müdürünü bulsam, şikâyet etsem kaç yazar. "İnsan kitap bölümüne kitap okuyan birini görevlendirmez mi?" diye sitem etsem kim takar.
Biziz bu büyük kitapçı- müzikçi-oyunculara giden. Bizim yüzümüzden küçük ama olayın hakkını veren kitapçılar kapanıyor.
Kitap süpermarketten alınacak şey mi? Artık alınıyor.
Kendime kıza kıza çıkıyorum oradan. Bir dahakine Galatasaray'daki Aziz Kedi Kitabevi'ne gitmeye yemin ediyorum.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA