REFİK ERDURAN

Güleceğim yoktu

Eski dilli İngiliz beytinin aslını yazayım da çevirisi tartışmalı olmasın:
"Treason doth never prosper. What's the reason?
For if it prosper, none dare call it treason.
"
Yani: "Devlete hainlik hiç başarı kazanmaz. Neden? Kazanırsa adına kimse hainlik diyemez de ondan."
Darbelerin altın kuralıdır bu. Kaba güç kullanarak iktidarı el geçirdiniz mi, herkesin sesini soluğunu kesersiniz. Ulema lehinizde fetvalar verir. Kuyruk sallayıcı aydınlar alkış tutar. Kof yargıçlar hasımlarınızı suçlu bulur, emrinize giren güvenlikçiler hepsini tepeler.
Bizde de hep öyle oldu. Kaba güç kullanarak devlete hainlik edenler çevreden itaat görmekle kalmadılar; ödüllendirildiler.
Tabii, iktidar elden gittikten sonra işler tersine dönebiliyor. Hizmet verenler hesap sormaya, kuyruk sallayanlar ısırmaya başlıyorlar.
Türkiye'deki son örnekte o noktaya varılması uzun sürdü. Çünkü bir sürü vesayet vardı. Suçlu kişiler iktidardan uzaklaşsalar da onların tabanını oluşturan kurumlar ve kadrolar önlüyorlardı hesap sorulmasını.
Ancak referandumdan sonra toplumumuz kendine gelip iyi kötü adalet aramaya başlayabildi. Şimdi olan o işte. Tabii, pek alışık değiliz. Arayış ağır aksak yürümekte. Suçlamalar ve savunmalarda komikliklerle bile karşılaşıyoruz.
***

Düşünün. Zorbanın biri elinde silahla evinizi basıp "Burası benim oldu" diyor ve sizi sokağa atıyor. Evi geri almak için yanınızda polisle kapıya dayandığınızda üste çıkıyor şu tezle:
"Eve başarıyla el koymuştum. Yaptığınız haneme tecavüzdür."
Evren Paşamızın savunması tam bu mantık üstüne kurulu. Başarılı darbe sonucunda oluşan durumda "müktesep hak" kazanmış bulunduğunu, yaptığının soruşturulmasının statüko mevzuatına ters düşeceğini iddia ediyor. Neredeyse hesap sormak isteyenleri dava edecek!
Askerliğin, üniformanın, generalliğin şanı şerefi ülkemizde hayli zedelendi maalesef. Ama, lütfen, gülünç olmasın.
***

Bunları yazarken gözüm Fransız, İngiliz, Amerikan ve Elcezire ekranlarındaydı. Toulouse'daki inanılmaz olayın sonunu dakika dakika izledim. Şaşkın sunucuların bocalayışlarını, silah seslerini ve nihayet vuruşma sokağında İçişleri Bakanının kem küm demecini dinleyerek...
Fransız istihbarat servisleri ve özel polis timleri rezil oldular.
Cezayirli genç cani Pakistan'a ve Afganistan'a, hem de en belalı kabilelerin bölgelerine gidip gelmiş. Sabıkaları, kuşkulu temasları var. Bunları biliyorlar ama izlememişler. Delikanlının yığınla cephane toplayıp katliam yaptıktan sonra kapandığı daire 32 saat boyunca Estergon Kalesine dönüyor. Girmeye çalıştıkça keklik gibi avlanıyor, onu canlı ele geçirmeyi başaramıyorlar.
Tuvaletten fırlayan oğlan ateş ederken zemin kattan düşerek ölmüş! Yaralanan özel timciler "şok tedavisi" görüyorlarmış...
Böyle oluyor Fransız cengi.
BİZE ULAŞIN