ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Sırat Köprüsü

SABAH gibi kitle gazetelerinde, özellikle de "Merkez medya"da yazmak kolay bir iş değil. Yüzbinlerin önünde her gün sınavdan geçiyorsunuz. Her cümlenize, her sözcüğünüze büyüteç tutuluyor.
Ve elektronik iletişim imkânları sayesinde her yazınıza gün boyu tepki alıyorsunuz. Destekleyenler, köstekleyenler, eleştirenler, katkı sunanlar, övenler, sövenler...
Son yazılarımıza tepkiler misliyle arttı. Doğal. Çünkü bu köşede son günlerde Türkiye'nin en sıcak gündem maddesini, "Demokratikleşme Projesi" çerçevesindeki Kürt açılımı politikalarını konu alan yazılar yayınlanıyor.

Anadolu'dan İngiltere'ye

Bize ulaştırılan tepkilerden vardığımız sonuç, Türk halkının çoğunluğu bu açılımı destekliyor. Sadece iki örnek vereceğiz. Biri içerden, Anadolu'dan, diğeri dışardan, İngiltere'den.
- "Hakkâri'nin bilmem ne köyünün adı bilmem ne olmuş, oradakiler Kürtçe kursuna gidip Kürtçe müzik dinliyorlarmış... Bana ne? Bize ne? Adamların dillerini konuşmalarını engellemek bizim ne haddimize? Barış gelecekse, böyle gelecek. İnsanları kandırmadan dürüst olmalıyız. Kaleminden kan damlayan, yırtıcı sırtlan gibi kendini bu ülkenin efendisi gören bazı yazarlara rağmen bu millet birlikte terör belasından kurtulacak."
- "İngiltere'de yaşıyorum. Leicester'de bir baba dostum var. Ateşli PKK destekçisi. Kimi zaman dükkanına uğrar, hatırını sorarım ve bazen müşterileriyle yaptığı sohbete kulak misafiri olurum. Aksanından ötürü yabancı olduğunu anlayan İngiliz sorar: 'Nerelisiniz?' Bizimki de hep beni yerimden zıplatan şu kısa cevabı verir: 'Kürdistan!' Ve anlatmaya çalışır şaşkın İngiliz'e neresidir bu Kürdistan. Dün yine yanına uğradım bu baba dostumun, yine aynı soruya şahit oldum. Bir İngiliz kadın sordu 'Nerelisiniz' diye. Bizim inatçı ihtiyar bu defa 'Turkey' demesin mi; 'I am from Turkey, do you know where it is?' Sonra da yanıtladı: 'I we are from Turkey, a beautiful country.' Sevinçten havalara uçtum..."

Çığırından çıkartmamak
Türkiye'deki değişim İngiltere'deki "İnatçı" Kürtler'e bile Türkiyeliliğini hatırlatıyor. Açılımın ana eksenini oluşturan "Kardeşliği" bundan daha güzel anlatan bir örnek olabilir mi?
Ancak... Siyasi kadrolara, sivil toplum örgütleri temsilcilerine ve de medyaya çok önemli bir görev ve sorumluluk düşüyor: Açılımın ana ekseninden, "Kardeşlik projesi" temelinden sapmasına kesinlikle izin vermemek.
Hem örgütün ve onun siyasal uzantılarının "Şov"unu önlemek için.
Hem de -çok daha önemlisi- binlerce şehidi, onbinlerce gaziyi ve onların yüzbinlerce yakınını rencide etmemek için.
Yoksa dün Kayseri'de mayın patlaması sonucu iki bacağını kaybeden gazinin "Devlet Övünç Madalyası"nı valiye iade etmeye kalkması gibi hüzünlendirici olayların, infiallerin önünü alamayız.
Sırat Köprüsü'nden geçiyoruz. Aman dikkat!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN