ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

İnfaz notları

Mahkûm, ABD kuvvetlerinin bir helikopteriyle Bağdat Havaalanı yakınlarındaki hücresinden başkentteki bir cezaevine nakledildi. Amerikalılar "Son hizmet" olarak darağacını kurdular ve "Gerisi size kalmış" dediler.
Mahkûmun başına kukuleta geçirilmişti ve elleri arkadan bağlıydı. O nedenle de titriyordu. Elleri çözüldü.
Sadece yüksek mahkeme yargıcı ile 13 yetkiliye infaza tanıklık etme izni verilmişti. Yetkililerden biri "Ölümden korkuyor musun" diye sordu. Mahkûm "Hayır" dedi, "Kendimi çoktan böyle bir sona hazırlamıştım." Sonra son dileğini söyledi: "Bu Kur'an'ı aileme ulaştırın."
Yüksek Mahkeme Başsavcı Yardımcısı Munkit El-Farun, mahkûmun uzattığı Kur'an'ı aldı, "Merak etme, ailene teslim edilecek" güvencesi verdi. İnfaz görevlilerinden biri mahkûmun ellerini, bir diğeri de ayak bileklerini bağladı. İdam sehpasına birkaç basamakla çıkılıyordu. Mahkûm sordu: "Basamakları çıkmama kim yardım edecek?" Gruptan biri bağırdı: "Cehenneme kadar yolun var."
Başsavcı Yardımcısı Munkit El-Farun grubu, "Mahkûmla konuşmak yasak" diye uyardı. O sırada cep telefonlarıyla mahkûmun fotoğrafını çeken iki hükümet temsilcisini fark etti. İki infaz görevlisi mahkûmu sehpaya çıkardılar. Mahkûm gururla, soğukkanlılıkla, zerrece korku belirtisi göstermeden son duasını okudu. Görevlilerden biri, "Başına kukuleta geçirmemizi ister misin" diye sordu. Reddetti. Görevli sehpanın altından çekilmesiyle boynunun kırılabileceğini anlattı, "Hiç değilse acı duymaman için boynuna bir bez bağlayalım" dedi. Kabul etti. Sehpa çekildi. Ve mahkûm birkaç saniyede öldü. Cesedi bir çuvala konuldu...

***

"WikiLeaks" belgelerinde Saddam Hüseyin'in 30 Aralık 2006 sabaha karşı, Kurban Bayramı'nın başlamasına sadece bir saat kala idam edilmesinin öyküsü böyle anlatılıyor
.
Anlatan da ABD'nin Bağdat Büyükelçisi Zalmay Halilzad'ın infazdan bir hafta sonra, 6 Ocak 2007'de görüştüğü Yüksek Mahkeme Başsavcı Yardımcısı Munkit El-Farun.
Halilzad görüşme sırasında Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin idamı onaylamadığını, o nedenle infazın meşruiyeti konusunda bazı soru işaretleri olduğunu söyleyince, Munkit El-Farun itiraz etti: "Yüksek Mahkeme'nin kararlarını, Cumhurbaşkanı dahil hiç kimse değiştiremez."
"Peki ya tarih?" diye sordu Halilzad, "Neden infaz için Kurban Bayramı'nı seçtiniz?" Cevap: "Ulemaya danıştık. Bayramın infazdan bir saat sonra başlayacağını bildirdiler."

***

"WikiLeaks" belgelerinde önemli bir ayrıntı daha var: Saddam'ın infazını izleyen günlerde, tam tarih vermemiz gerekirse, 4 Ocak 2007'de Halilzad'ın Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El-Haşim'le de bir görüşmesi oldu. Saddam'ın infazı için bayram gününün seçilmesinin nedenini ona da sordu. Tarık El-Haşimi, "Ben de bu konuyu Başbakan Nuri El-Maliki'ye sordum" dedi ve şu yanıtı aldığını belirtti: "Bu, sizin Kurban Bayramınız; benim değil!"
(Not: Sünniler ile Şiiler, Kurban Bayramı'nı bir-iki gün arayla idrak ediyorlar.)

***

Maliki'nin bu yanıtı Irak'taki Sünniler ile Şiiler arasındaki derin ayrışmayı çok iyi özetliyor.
Ve bir de Irak'ın makus talihinin değişmediğini, değişmeyeceğini: Bir Sünni diktatör gitti, yerine totaliter eğilimli bir Şii lider geldi.
Devamı yarın...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.