TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
ÖMER TAŞPINAR

Obama'nın kâbusu: Pakistan

WASHINGTON

Sizce Barack Obama'nın dış politika alanında en büyük korkusu nedir? Irak ve Afganistan'da devam eden savaş derseniz yanıldınız. Hayır, en büyük sorun İran da değil. Obama için en büyük kâbus Pakistan. Peki neden? Kısa cevap şu: büyük bir uçurumun eşiğinde olan bu ülkenin geniş bir nükleer cephanesi var. Pakistan 170 milyonluk bir ülke. Afganistan, İran ve Hindistan ile komşu. Aynı zamanda İslam dünyasının en fakir ülkelerinden biri. Ama bu fakirliğine rağmen elinde nükleer silahlar var. Zaten Obama'nın uykusunu kaçıran konu da bu nükleer silahlar. Zira Pakistan'da Taliban ve El Kaide her gün daha da güçleniyor. Hatta Taliban gibi radikal İslamcı bir siyasi hareket devleti zorla ele geçirme yönünde ilerliyor. Nükleer silahlar Taliban'ın eline geçerse ne olur? İşte Obama'yı gece uyandıran kâbus bu.
2007 başından bu yana Pakistan son derece zayıf bir hükümet tarafından yönetiliyor. Ülkenin birçok bölgesinde devlet denen kavram nedir bilinmiyor. Devletin olmadığı yerlerde merkezi idare yerini aşiretlere bırakmış. Polis yok, asker yok, yargı yok, okul yok, altyapı yok. Bu tür ekonomik, sosyal ve siyasi sorunlar nedeniyle Pakistan'daki boşluğu siyasi İslam dolduruyor. Siyasi İslam denince bildiğimiz Hamas, Hizbullah veya Müslüman Kardeşler gibi siyasi hareketlerden bahsetmiyoruz. Pakistan'da siyasi İslam daha çok Taliban ve El Kaide yönünde gelişiyor. Nitekim son iki yıldır bu radikal hareketler ülkenin birçok bölgesinde cirit atıyor.

Şeriat ve Taliban'ı kabullenmek
Özellikle Amerika için çok önemli olan Afganistan sınırında, yani Paştun bölgesinde, Taliban ve şeriat yönetimi artık resmi rejim olarak karşılanıyor. Ne yeni başkan Zardari, ne de bundan önceki Pervez Müşerref yönetimi, yani askeri idare, bu bölgede şeriat ve Taliban'ı kabullenmek dışında çare bulabildi. Ama iki hafta önce Taliban güçleri bu sefer başkent İslamabad'ın 60 kilometre yakınına kadar gelince Pakistan ordusu nihayet harekete geçti ve biraz olsun Taliban'la savaşmaya başladı.
Biraz olsun diyorum zira Pakistan ordusu içinde radikal İslam son derece güçlenmiş durumda. Bazı generaller Taliban ve benzeri İslami hareketleri kendilerine yakın görüyor. Hatta Taliban'ı gerek Afganistan'da gerekse Pakistan'ın Paştun bölgelerinde adeta destekliyorlar. Peki neden? Neden Pakistan'da adeta devlet içinde devlet olan Ulusal Güvenlik Teşkilatı (ISI) Taliban'a ve siyasi İslam'a bu kadar yakın? Cevap askerler ve siyasi İslam'ın ortak tehdit algılamasında yatıyor. Pakistan ordusu ve devleti için en ölümcül tehdit radikal İslam değil Hindistan. Ülkedeki siyasi ve askeri yapı Hindistan ve Kaşmir'i en önemli sorun olarak görüyor. Hem Hindistan hem de Afganistan cephesinde radikal İslam Pakistan ordusu için adeta bir stratejik müttefik konumunda. Durum böyle olunca Amerika'nın Taliban ve El Kaide ile savaşı Pakistan'da kendine destek bulmuyor. Hele bir de Washington, Bush yönetimi döneminde, Hindistan ile nükleer konuda ciddi bir işbirliği içine girince Pakistan ordusu ve Ulusal Güvenlik Teşkilatı bütünüyle Amerika aleyhtarı oldu.
İşte bütün bunlar nedeniyle Obama yönetimi artık Afganistan ve Irak'tan çok Pakistan konusunda panik içinde. Obama'nın Beyaz Saray'daki koltuğuna oturur oturmaz yaptığı ilk işlerden biri Afganistan ve Pakistan'ın "kritik durumu"nu ele almak oldu. Obama bu iki ülkenin artık bir bütünün iki parçası olduğunun farkında. Umarız yakında Keşmir ve Hindistan cephesi de bu çerçeve içinde ele alınır. Zira Keşmir konusunda bir ilerleme olmadan Pakistan'da radikal İslam azalmayacaktır.
BİZE ULAŞIN