HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Yazıcı!..

(Recep Yazıcı'nın anısına)
"Ömür çiçek kadar narin.. Bir gün kadar kısa.." diye birlikte söyledik mi, Recep Dostla konserde şarkıyı..
Ne kadar neşeli, ne kadar keyifli, ne kadar sağlıklıydı..
Ağabeyim aradı.. "Kaybettik" deyince, trafik kazası sandım.. Sonra Zafer'i aradım.. Antalya'daki dost.. Cornelia'nın Genel Müdürü.. Konserde beraberdik, Kuruçeşme'de..
"Maalesef" dedi.. İçin için ilerleyen, bizden sakladığı bir hastalığı varmış. Sabaha karşı, hastanede..
"Ben mekâna değil, adama giderim" derim ya.. Antalya aile tatillerimizi, Zafer'le birlikte Cornelia'ya taşımıştık geçen yıl. Recep Yazıcı'yı orada tanıdım.. İyi tanıdım.. Çünkü benim gibi, deniz ve güneşle ilgisi yoktu.. Sıcağı değil, serini seviyordu. Gün boyu klimalı lobide oturuyorduk, saatlerce. Nasıl hoş sohbetti..
Hani çok kısa zamanda tanır, çok kısa zamanda seversin, onlardan.. Süleyman Ağabeyin (Seba) takımından çok da iyi bir Beşiktaşlıydı.
"Otelin harika" derdim, ama "Müdürün faşist.."
Zafer, lobiyi geçin, barda bile puromuzu içirmezdi. Bu yaz 19 Temmuz'da yürürlüğe giren uygulamayı o geçen yıl başlatmıştı. İlle dışarı.. "Yahu dışarı sıcak.." "Nuh" der, "Peygamber" demezdi, Zafer..
"Ramazan bitsin, buluşuruz" diye sözleşmiştik o gece Recep Dostla..
Buluştuk..
Musalla taşında..
Ömür dediğin şey işte bu.. Yaşadığınız günlerin kıymetini bilin dostlarım..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN