HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Av Mevsimi'nde öpüşme sahnesi..

"Bir başka takıntım da Cem Yılmaz'la Melisa Sözen'in öpüşme sahnesi. Cem Yılmaz ya gerçek hayatta da çok kötü öpüşüyor, ya da çok kötü öpüşme rolü yapıyor. Gösterilerinde seks hayatını öve öve bitiremeyen Cem'in bu kadar korkak öpüşmesi tuhafıma gitti" diyor, Av Mevsimi üzerine yazdığı yazıda, Oben Budak.. Aslında filmin geneli konusunda benimle ayni fikirde, Haber- Turk Magazin'deki köşesini günümün en neşeli saatlerinde okuduğum genç arkadaşım.. "Hata aramayı bulmayı bırakın, zevkini çıkarmaya bakın" diyor.. Ve de bunu diyen, bana sorarsanız filmin en güzel, en müthiş sahnesine, hem de nasıl tersten takılıyor..
Bak Sevgili Oben.. 1945 yılından beri film izlerim.. Yani 65 yıl mı oluyor, 2010'dan çıkarırsan..,
Melisa ile Cem'in öpüşme sahnesi, bu 65 yıl içinde gördüklerimin en unutulmazıydı. Av Mevsimi sadece bu sahne için görülmeye değer, tekrar tekrar..
Sevgili Oben.. O sahneyi iyi hatırla..
Adam ve kadın çılgınlar gibi sevişerek evlenmişler. Adam tipik Karadeniz erkeği.. Filmdeki adı "Deli" zaten. Uyguladığı şiddet, kıskançlığı, kadını evden kaçırmış. Adam iki çocuğu kadına göstermiyor, ama deli gibi sevmeye de devam ediyor. Gizli gizli gözlüyor kadını.. Başka erkeklerle görünce, "Deli" oluyor zır deli.. Ve kadını öldürmeye karar veriyor. Evine gidiyor. Konuşurlarken tabancasını çıkarıp yanına koyuyor.. Sonra eline alıyor, tetiği düşürüyor. Kadını vuracak. O an, elektrikler kesiliyor. Ortalık zindan. Kadında karanlık korkusu var. O korku içinde, odadaki tek canlıya, erkeğe sığınıyor. Sevdiği, ama nefret ettiği erkeğe..
O andaki duyguları düşünebiliyor musun Oben.. Kadın ve erkekte o andaki karmaşık, çapraşık, çelişkili duyguları.. Deliler gibi sevdiği kadını vurmaya gelmiş, kadın ona sokuluyor. O özlediği koku, o öldüğü sıcaklık, ona sokuluyor.. Kadın panik içinde. Aslında sevdiği, ama tüm çabalarına rağmen olmadığını, olamayacağını gördüğü için terk ettiği, çocuklarını kendisine göstermediği için delice öfke, hatta nefret duyduğu erkeğe sığınıyor, sokuluyor.
Bu sokulma bir öpüşmeye doğru gidiyor. Ama erkek emin değil. Kadın sokuluyor ama öpmesine izin verecek mi?. Öpmek istiyor deli gibi, ama kafasındaki fikir öldürmek.. Tabanca elinde..
Dünyada bundan daha zor bir öpüşme sahnesi olur mu?.
İki tarafın da çok, ama çok büyük oyuncu olması gerekir, böyle bir anı yaşamak ve yaşatmak için.
Cem ve Melisa harika altından kalktılar bu çok ama çok zor sahnenin.. O şaşkın, ürkek, ama o müthiş duygusal öpüşmeyi her saniyesi ile hissettirdiler seyirciye..
Sevgili Oben,
Sen böyle bir ortamda nasıl seksi, erotik, erkeğin aç gözle saldırıp, ağzını sonuna kadar açmasını, dilini kadının gırtlağına kadar sokarak, Anadolu diliyle yumulmasını, ya da sırılsıklam bir Fransız Öpüşü (French Kiss) beklersin?.
Yavuz Turgul, Av Mevsimi için kutlanacaksa, bu müthiş sahne içindir.
Bence filme bir daha git Oben!..

***

Aşk Mevsimi'ni yazarken, bir başarıyı atlamışım. Filmde bir de görünmez oyuncu var. Sadece kesilmiş kolunu gördüğümüz kurban Pamuk'un film boyu devam eden iç sesi..
Yazılarını bayılarak okuduğum bir başka genç meslekdaşım Ezgi Başaran seslendirmiş, ölü Pamuk'u ve yaşatmış!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.