HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Tecelli'den Abuzittin'e mektuplar

Abuzittincim,
Batı dünyası neleri konuşuyor biz neleri?.. "Hadron Çarpıştırıcısı'nda gözlemlenenler galaksilerin, yıldızların oluşmasına yol açan, atom altı parçacığın aslı mıdır yoksa bilim adamları yanılmış olabilir mi?"
Adamlar hararetle bunu tartışırken bizim öncelikli konularımız, önce Aziz Yıldırım, sonra Çamlıca'ya yapılması planlanan cami.. Hani bilmeyen biri "Türkiye modern âlemin neresinde?" diye sorsa, cevabı yukardadır Abuzittincim!
Ben, baştan beri Aziz Yıldırım meselesini de anlamış değilim. Bunun futbol dışı birtakım olaylardan kaynaklandığını söyleyen ciddi iddialar var. Yani şike, işin sosu.. Çamlıca'ya camiyse hassas bi konu. Geçenlerde Ahmet Altan, Çamlıca tepesi yerine Ağrı Dağı'nın tepesine yapılmasının daha görkemli olacağını yazdı, ama ben katılmıyorum. Çünkü böyle bi inşaat, bu ekonomik şartlarda çok pahalıya çıkabilir. O kadar malzemeyi 5 bin metreye taşımak.. Sanırım Ahmet Altan bi şaka yapmak istemiş.. Fakat global kriz atlatılınca, ilerisi için muhteşem bi proje neden olmasın?
Cami sayısı açısından biz İran'ın çok az altındaydık. Son yıllarda farkı kapatmışızdır. Çamlıca'daki, İslam dünyasının en büyüğü olacakmış. Bunun manevi anlamının da çok büyük olacağını düşünüyorum. Ayrıca, Arap turist sayısının artmasını da sağlayabilir.
Geçen sonbaharda Kazablanka'da 2. Hasan Camisi'ni ziyaret etmiştim. Görkemli bi yapı. Açık alanlarıyla birlikte, 105 bin kişilik..
Dünyada 6'ncıymış. En büyük 3'üncü diyenler de var.. Ben kapasite açısından 6'ncı biliyorum. Ama minareleri 210 metreyle, yanılmıyorsam en uzunu.. Hükümetin parası bitince cami, halktan gönüllü toplanan paralarla tamamlanabilmiş. Caminin biçimi bizimkilere benzemediğinden bende uhrevi bi duygu uyandırmadı. Hatta Kazablanka'nın arka sokaklarındaki sefaleti düşünüp "Buraya verilen paralar, oralara harcansaydı acaba daha mı hayırlı bi iş yapılırdı" diye düşündüm.. Hasan Camisi'nin binlerce kişinin toplanabileceği çok geniş avlusu vardı. Faslılar etrafı çevreleyen ağaçlar altında, kadınlı erkekli, piknik yapmaktaydılar.
Günlerden cumaydı ve içerde kalabalık sayılabilecek bi cemaat namaz kılıyordu. Cemaatin iki misli bi turist kalabalığı, sessizce, namaza duranları izlerken bi taraftan da fotoğraf çekmekteydiler. Bu turist kalabalığı o gün Kazablanka Limanı'na demirleyen 2 dev yolcu gemisinden çıkmıştı. Ben az önce Çamlıca'ya yapılacak caminin Arap turistlerin ilgisini çekeceğini yazmıştım ama Kazablanka'yı hatırlayınca düzeltiyorum, diğer milletlerden turistlerin de ilgisini çekebilir. En azından dev gezi gemileri Galata'ya yanaştığında.
Madem laf Fas'a geldi, ilginç bi olayı anlatmalıyım. Fas biliyorsun Müslüman ülke. Taksiyle Kazablanka caddelerinde şöyle bi dolaşırken Süleyman adındaki şoförle çat-pat konuşuyoruz. Esasında adam çatır çatır Fransızca konuşuyor, çünkü ikinci dilleri Fransızca. Okulda öğreniyorlar yani. Ama bende "oui"den başkası yok. Neyse, adam "Erdoğan nasıl iyi mi?"diye sordu. Önce Erdoğan'ı anlamadım. Meğer Başbakanımız'dan bahsediyormuş. Sonra beni bi kahvehaneye götürüp " Gardaş, Müslüman Türk" diye tanıtınca, oturanların çoğu bizim masayı çevreleyip Erdoğan'la ilgili soru yağmuruna tuttular. Bi Türk Başbakanı'nın dünyanın bi başka köşesinde bu kadar ilgi çekip bu kadar sevilebileceğine, birebir, ilk defa şahit oldum. Dünya görüşlerimiz ayrı da olsa, gurur duydum. Şunu söyleyebilirim, bizim Başbakan isterse orada kral olabilir. Kahvehaneden ayrılırken Faslılar ayağa kalkıp alkışladılar.
Kendimi Başbakan sandım.
Münasip yerlerinden öperim Abuzittincim.
Kardeşin Güneş. tecelligunes@yahoo.com.tr

BİZE ULAŞIN