HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Devlet yok, peki medya var mı?.

"Devlet yok" diyorum, kızıyorlar..
Peki nerde?.
Salı gecesi, haber kanallarından birine bakıyorum. TEM oto yolunda bir şehirlerarası otobüs cayır cayır yanıyor.. Kanal her zaman yaptığı gibi, otobüsün markasını buzlamış ki okumayalım.. Medyanın otobüs şirketlerinin ortağı gibi davranma sebebini yıllardır çözemedim bu ülkede, o ayrı..
Spiker anlatıyor..
Otobüs şoförü, daha kokudan hissetmiş, felaketi. Otobüsü emniyet şeridine çekmiş, tüm kapıları açmış. Herkes otobüsten inmiş. Burnu kanayan yok, tümüyle kül olan otobüste..
Böyle şoföre madalya verilir değil mi?.
Haber devam ediyor.
"Şoför kaçtı.."

Bre aman.. "Mucize yaratan şoför niye kaçar ki" demişim gayri ihtiyari.. Arkamda duran Ercan cevap verdi..
"10 numara yağ kullanıyorlar da ondan.."

Ondan ya..
Geçen yıl bu zamanlar, otobüs yangınları yayılmış, yığınla insan korkunç şekilde ölmüş, devlet de o zaman ortaya çıkmıştı.
Meğer, 10 numara yağı tinerle inceltip, yakıt yapıyormuş en namlı otobüs şirketleri. Daha ucuz oluyormuş o zaman.. Yüzlerce otobüsün çalışınca, kârı varın hesaplayın.
Gazetelerde pervasızlığın boyutlarını görmüştük. Benzin istasyonları koca koca panolar koymuşlar meğer, 10 numara yağ sattıklarını gösteren. Devlet de (!) müthiş önlemler almıştı o zaman. Baskınlar, tutuklamalar, falan filan..
Sonra. Sonra unutuldu gitti. Suç devlette değil tabii.. Suç, balık hafızalı biz gazetecilerde..
Takip ettik mi?.
"Fikri takip"
gazeteyi gazete yapan en önemli kuraldır..
"Yahu ne oldu bu 10 numara yağ işi" diyen tek gazete çıkmadı.
Televizyonda, meşale gibi yanan otobüsün görüntüleri gözümün önünde.. Ercan'ın "Şak" diye bildiğini, gazetelerin istihbarat servisleri bilmez mi?. Bu görüntüler ve dev başlıklarla "Kaçak yakıt hortladı" manşetleri atılmaz mı?. İşin peşini bırakan Emniyet'in, İç İşleri Bakanlığı'nın canı biraz sıkılmaz mı?.
Haber yok.. Satır haber yok, hiçbir gazetede..
O feci yangında 40 kişi ölseydi, nasıl olurdu o sayfalar düşünün..
Ama bizde haberi haber yapan "Ölü" sayısıdır. İşlenen cinayet değil..
Devlet de medyanın balık hafızalı oluşunu bilir, aldırış etmez..
Yarın bir otobüs daha yanar, onlarca insan kavrulur, o zaman devlet gene üç gün için otogar kapılarında yakıt kontrolü yapar, bodrumda kaçak yakıt arar.. Sonra gene eski tas, eski hamam..
Yeni yangınlar, yeni ölümlere kadar..
Ne kadar medya, o kadar devlet!..
BİZE ULAŞIN