HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

İstanbul’a bir güzellik.. Turizm Polisi!..

Yıl 1961!.
Venedik'ten Roma'ya gelmişim..
O zaman Devlet Deniz Yolları "Akdeniz Seferleri" yapardı, insanlarımıza ucuz Avrupa gezisi sağlamak için.
Hele biz sarı kartlı gazetecilere nerdeyse bedavaydı..
Yemesi, içmesi, yatması dahil, 800 liraya falan tur atardık.
Ben, Atina'da, Yunanistan- Türkiye Genç Milli Atletizm yarışmasını izleyip, ordan bindim vapura.. Ağbim, Metin Oktay'ın maçı için Napoli'de inip, Palermo'ya gitmiş..
Roma'da buluşacağız..
Ama nasıl?. O zaman cep telefonu değil, normal telefon bile olay..
Roma'ya trenle geldim. İndim. Doğru sefarete..
"Uğramış, belki not bırakmıştır" diye..
Yok.. Bir görevli "Burda turizm polisi vardır" dedi.. "Onlar yardımcı olabilir.." Turizm Polisi.. Bu lafı ilk defa duyuyorum..
"Bembeyaz üniformalarından onları kolay tanırsınız, belli başlı meydanlarda devriye gezerler" dedi görevli.. Roma zaten meydanlar şehri.. Dolaşırken, Beyaz Üniformalı polisi gördüm. Çok iyi İngilizce konuşuyor.. "Türk Turist Öcal Uluç'u arıyorum" dedim..
Turizm Polisi karakolu hemen civardaymış.
İşaret etti.. "Buluruz.. Ordan öğrenebilirsiniz!.." Akşam üzeri gittim..
"Ağabeyiniz falanca otelde" dedi.. "Otel yeni.. Telefonu henüz bağlanmamış.
Bu yüzden kendisine ulaşamadık.
Ama adresi şu.. Şu otobüsle gidin.
Şu durakta inin.. 100 metre yürüyün.." Ağbimin gece ne zaman döneceği belli olmaz..
Efsane Roma orası..
Gecelerini de yaşamak lazım.. Sabah erkenden kalktım. Elimle koymuş gibi buldum, ağbimi..
Pazartesi akşamı televizyonda "İstanbul'da Turizm Polisi kuruldu" haberini izlerken aklıma geldi bu anım..
1961 Roma.. 2017 İstanbul!.
Çok, çok geç ama ne kadar iyi bir karar.. Her yıl milyonla turist ağırlıyor İstanbul ve o turistlerin başına, en başta taksilerde neler neler geliyor?.
Adamların şikâyet edecekleri, bir şey soracakları, yardım isteyecekleri dil bilen devlet görevlileri yok.. Olacak şey değil..
Sonunda İstanbul Valiliği bu korkunç eksiği görmüş, kolları sıvamış ve özel üniformaları, özel araçlarıyla bir ekip kurmuş..
Merkez Sultan Ahmet tabii.. Hava alanları başta, İstanbul'un tüm giriş terminallerinde de ofisleri var.
Artık turist İstanbul'da sahipsiz değil. Artık turistin İstanbul'da birinci elden dil bilen yardımcısı olacak..
Teşekkürler İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürüne.. Hep eleştirecek değiliz.. Güzellikleri de yazmamız lazım..
Aslında gazetelerimiz de bu güzellikleri yazmalı.. Büyük büyük.. Ön sayfalardan.
Durmadan moral bozucu haberleri doldurmak iş değil.. Bu millete moral de lazım!.
İnsanları, güzel haberler, güçlü moral, sevinç, mutluluk daha çok bir araya getirir değil mi?.
***
Turizm Polisi yazısını gene bir İtalya anısı ile bitirelim..
Yıl 1990!.. Dünya Kupası finalleri sırası..
Mustafa Denizli Hocamla, gene bir meydanın kenarındaki açık hava kafesinin en kenarında oturuyoruz. Bizi meydandan ayıran bir çit var. Çitin öbür tarafında yaşlı bir karı-koca turist, resimler çekerek yürüyor.. Birden yanlarından hızla bir motosiklet geçti. Arkada oturan, kadının boynuna çapraz asılı çantanın sapını bir hamlede kesti, çantayı kaptı. Motosiklet yan sokakta kayboldu..
Kadın çığlık çığlığa.. "Polis.. Polis" diye bağırıyor.. Meydanın öbür tarafından polis koştu geldi. Beyaz üniformalı..
Turistler Amerikalı. Olay bir metre önümüzde. Kadın anlatıyor.. "Param, pasaportum, biletlerim, her şey çantada.
Mahvolduk.."
Polis sakin.. "Ne tarafa gittiler?."
Kadın sokağı işaret etti. Polis sakin sakin anlattı..
"Paranın dışında, çantanın kendisi dahil içindeki her şey suç delilidir.Çantayı alış şekillerinden anlaşılıyor, bunlar profesyonel kapkaççı.. Profesyoneller yakalandıklarında suç delili olacak şey taşımazlar. Yani içinden parayı alıp, geri kalanı bir çöp kutusuna atmışlardır. Şimdi o sokağa girin ve tüm çöp kutularına bakın.."
15-20 dakika sonra, kadın, elinde çantayı sallaya sallaya bizim oraya geri döndü..
Sordum meraktan..
Bütün evraklar içindeymiş..
***
İstanbul Valiliği bu geç ama harika olaya "Milyon Taşı Projesi" adını koymuş.
Eski okurlar bilir.. Bizans Uzmanı üstat Radi Dikici, Sultan Ahmet Meydanı'nda, Ayasofya'ın hemen karşısında yer alan yüzlerce yıllık Bizans anıtı Milion Taşı'nı adeta yeniden keşfeden, onun İstanbul için nasıl bir turizm simgesi olabileceğini bu köşede, ısrarla ve inatla yazan adamdır.
Bizans, İmparatoriçe için Dünyanın Merkezi idi.. Bu taş üzerinde, dünyanın belli başlı kentlerinin Bizans'a, yani Dünyanın Merkezine olan mesafeleri yazardı.
İstanbul Ana Kent Belediyesi de, Kültür Bakanlığı da, Radi Üstad'ın tüm çabalarına rağmen, bu taşı İstanbul Turizmi için kullanmayı başaramadılar.
Ama İstanbul Emniyeti, kentin en muhtaç olduğu Turistik olaya, "Milion Taşı" adını verdi.
Üstat Dikici'nin de bu vesileyle söyleyeceği bir şeyler olur sanırım!.
BİZE ULAŞIN