HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Yürüyen Türbe!..

55 değil, 555 yıllık Zeynel Bey Türbesi, tekerlekler üzerine konup iki kilometre ötedeki bir tepeye taşındı da, bakıyorum kimsenin, hele de Emekçiler'in gıkı çıkmadı..
Ne o yahu?. Son yıllarında toplam 100 bilet satamayan, sahibine "Bu protestocular zamanında gelip bilet alsalar, Emek bu hallere düşmezdi" dedirten, köhne, leş, fare yuvası salon, İstiklal Caddesi'ni güzelleştiren bir proje ile Grand Pera'ya dönüşen pırıl pırıl, ama tarihsel özelliklerini tümüyle taşıyan bir yapının içinde ve üst katın en güzel yerine taşınırken, hem de nasıl çağdaş, ileri bir kültür merkezinin baş salonu olarak yeniden parlak geceler yaşamaya başlarken, nasıl kıyamet kopmuştu.
Taşımaya karşıysan "Tarih taşınmaz" diyorsan, "Boş kalsın, leş kalsın, fareli kalsın, ama yerinde kalsın" diyorsan, o zaman ilkeli ol..
"555 yıllık Zeynel Bey Türbesi de taşınmaz" desene..
Haberleri bile yoktur..
Çünkü onların amacı üzüm yemek değil, bağcı dövmektir..
Bağcı da İstanbul'da dövülür.
Haberlerinin bile olmadığı Hasankeyf'te değil..
Zeynel Bey Türbesini yapılmakta olan barajın sularının altında kalmasını önlemek üzere tepeye, dünyaya örnek olacak bir sistemle taşıyanları yürekten kutlarım..
Bizde gazetecilik olsa, biri gider, yerinde inceler, sonra, fotoğraflar planlarla okurlara anlatırdı..
Ama kendileri merak etmeyenler, milletin neyi merak edeceğini nerden bilsinler.. Bir de masraf..
Gelirse ajanstan yazarsın, biter..
Antep maçına gidecek spor yazarı, kentteki müzeyi gezip Zeugma'yı yazacak öyle mi, Bülent Timurlenk kardeşim?.
Ömrünü hayallerle geçirme!.
BİZE ULAŞIN