HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Tokatın laneti!. Ya da “Tokat işte böyle atılır!.”

Maçın bitmesine iki saniye var.. Türkiye Şampiyonunu belirleyecek maçın bitmesine 2 saniye var. Yakın Doğu 76-75 önde ve Fenerbahçeli Parker, faul çizgisinde 2 serbest atış kullanacak. İkisini de atarsa, Fener şampiyon. Birini atarsa maç uzayacak. Hiçbirini atamazsa, Yakın Doğu Şampiyon..
Parker, maçın en skorer oyuncularından biri üstelik, iki serbest atışı da kaçırdı ve Fener Şampiyonluğu kaybetti.
***
Ayni gece, 3 saat sonra.. Fenerbahçe ile Başakşehir Türkiye Kupası için yarı final oynuyorlar. Hesaplar uzatmada da görülmedi. Beşer penaltı da yetmedi. Ek penaltılar atılıyor. 13'üncü penaltılar. Adebayor attı. Başakşehir 10-9 önde.. Topun başında Fenerli Souza var. Atarsa penaltılar uzayacak. Atamazsa, Fener elenecek.
Atamadı ve Fenerbahçe bu yılki son kupa şansını da yitirdi.
***
Ayni gecede iki kupa şansını birden yitirmek.. İkisini de üstelik nerdeyse iki ayrı spor dalında kopya gibi, serbest atış kaçırarak yitirmek eğer bir "Lanet" işareti değilse nedir?.
Peki neyin laneti?.
Fenerbahçe'nin kendisini nerdeyse Tanrı'ya eş koşan Başkanı Aziz Yıldırım'ın laneti.. Konuk olduğu maça girdiğinde kendisine "Hoş geldin" diye elini uzatan ev sahibi kulübün başkanına attığı tokatın laneti..
Dopingli Federasyon Başkanı Hido'nun adaleti, Aziz'e on para etmez 6 ay cezayı verirken bile korkudan bir ay da, tokadı yiyene yazmıştı. ..
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 6222'den dava açtı mı, bu sütunlardan "Açık Soru" sordum, günler günler evvel.. Hâlâ cevap gelmedi. Bu da devletin adaleti..
Bunlarda her şey olabiliyor, oluyor da.. Yaşıyoruz..
Ama bir de "Yukarda Allah ve onun İlahi Adaleti var" ki, böyle çarpıyor işte adamı Aziz Bey!.
Tokat nasıl atılır, öğretiyor, insan olana!..
***
Emre doğru sözlü bir adam.. "Ben Fenerbahçeliyim çocukluğumdan beri" dedi ve bu sözünün hep arkasında durdu. Fener kalecisi Volkan'ın en iyi arkadaşlarından biriydi. Kazak Milli maçından kaçıp gittiğinde onu yakalayıp stada geri getiren ve güvenlikleri aşarak, soyunma odasına sokarak futbol hayatını bitirecek bir boykot cezası almasını hukuken önleyen "Akıllı" arkadaş.
Müthiş bir linç çetesi, Başakşehir elenirse, Emre'yi yok etmek için bilenmiş, sosyal medyada işaretler verilmeye başlanmıştı..
Emre sahanın en iyisi oldu. En iyi arkadaşına, ikisi penaltıdan 3 gol attı. Canı gibi sevdiği Fener'i eleyen, buna karşılık formasını giydiği Başakşehir'e turu getiren adam oldu..
Maç içindeki golü attığı zaman sevinmedi.
Fener'inin gol yemesine sevinemezdi ki.. Üstelik yakın çekimde gördük, ağladı.. Linççiler içinde o ağlamayı da kötüye yoranlar patladılar hemen..
Oysa Emre, günlerdir beynine doldurulan yükün boşalmasını yaşıyordu o an.. "Başakşehir'i sattı" demek için palalarını bileyenlere "Kalbinde Fenerli olmak başka, formasını giydiğin takıma sonuna dek hizmet başkadır" demişti o golle.. Niyeti baştan bozuk olanlara bu tokattı o gol.. Gözyaşları o gerginliğin boşalmasının sonucuydu işte!.
Emre'nin kızdığım bin yanı var. Neler yazdım yıllarca..
Ama bu "Bir" yanı var ki!.
Teşekkürler!..
BİZE ULAŞIN