HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Fare gerçekten kükredi!..

1959 yapımı bir filmdi, Kükreyen Fare.. Üç kez gitmiştim.. Gene oynasın gene giderim.
Avrupa'nın minnacık bir devleti, hayali tabii. Tek geliri Amerika'ya sattığı şarap. Amerika Kaliforniya'da şarap üretmeye başlayınca, o minik dükalıktan şarap almıyor. Devlet batacak. Harika bir fikir geliyor başbakanın aklına. Amerika İkinci Dünya Savaşı'nda mağlup ettiği Almanya ve Japonya'ya, yeniden kalkınmaları için çok yardım etti ya.. "Biz de harp ilan edelim. Hemen de teslim olalım. Harp başlamadan biter, Amerika da yendiği ülkemize yardıma başlar.."
Dükalık yedi, sekiz kişilik bir Ordu'yu Amerika'yı işgale gönderir. Ama teslim olacak bu manga, bir tesadüf o sırada Amerika'da yapılan ve geçen haftalarda K. Kore'nin deneyip deprem yarattığı Hidrojen Bombasından bin misli güçlü Q (Kadmiyorum) Bombasını ele geçirince, savaş beklenmedik şekilde biter. Amerika teslim olur..
Birleşmiş Milletler toplanır. Nihai barış sağlanır. Q Bombasının da Dükalıkta kalmasına karar verir, BM.. Çünkü sadece büyüklerin elinde bulunan nükleer silahların dünya barışı için yeterli olmadığı, küçüklerin de pazarlığın içinde olması uygun görülmüştür..
Tekrar hatırlatayım. Peter Sellers'in biri Grand Düşes, üç rolü başarı ile oynadığı 1959 filmi, bugün nerdeyse birebir yaşanıyor.
Bu defa ciddi ciddi kükreyen bir Fare var. Kuzey Kore.. Ve onun ne yapacağı bilinmez diktatörü..
Adamın hem kendisinin, hem ülkesinin geleceği tehlikede.. Darbe ile düşürülebilir. Kore, yeniden birleşebilir. O zaman, Amerika'ya hidrojen bombası yollayabilir mi?.
Yollar..
Öte tarafta, ne yapacağı Kim kadar belirsiz Trump var. Kırmızı telefon da elinin altında.. Düğmeye basar mı?. Basar!.
Dünya ne olur o zaman?.
Birleşmiş Milletler, K. Kore'ye silahlı müdahalenin dünyayı mahvedeceğini söylüyor ve "İlle de diplomatik çözüm" diyor, ısrarla..
Niye?. Nükleer savaşın kazananı olmaz, çünkü. K. Kore yok olur tamamen, Amerika'da New York, Los Angeles, Chicago, Washington başta büyük şehirleri sıfırlanır..
Dünya ne olur o zaman, hele bir düşünün!.
***
TRT, tek başınayken, Faruk Bayhan, Dış Yapımlar Bölümünü yönetir ve filmleri seçerken, aktüaliteye göre anında program değiştirir, ona göre film koyardı. Bu hoş adet bugün seksen kanal varken uygulanmıyor. Jerry Lewis gibi bir komedi efsanesi öldü, bir Jerry filmi ekrana gelmedi.
Bugün Kükreyen Fare'nin tam zamanı değil mi?.
BİZE ULAŞIN