SÜLEYMAN YAŞAR

Kapitalizm nasıl tedavi edilecek?

Aç gözlülüğü yücelten "daha fazlasını iste" kültürü son otuz yılın yükselen değeri oldu.
Bu kültür, Wall Street filmindeki Gordon Gekko gibi karakterlerle son otuz yılın değerlerini seyirciye aktardı. Fakat kapitalizmin bu kültürle sürdürülebilmesi mümkün değil.
Niye mi? Çünkü bu kültür kapitalizmin tüketici memnuniyetine odaklanan hizmet ve üretim anlayışını ortadan kaldırıyor. Bunun yerine Gordon Gekko gibi sadece kendini düşünen açgözlülerin ortaya çıkmasına neden oluyor.
O halde kapitalizme nasıl bir tedavi öneriliyor?
IMF Başkanı Christine Lagarde'a göre, dünya ölçeğinde finansal sistem güçsüz ve gelişmiş ülkeler yeterli güveni üretemiyor.
Bu güvenin sağlanması için bankaların dışındaki finansal kuruluşların, diğer adıyla gölge bankacılığın (shadow banking) denetim altına alınması gerekiyor. Aynı şekilde kayıtlara girmeden yapılan tezgâh üstü işlemler (over the counter) olarak anılan menkul kıymet ve türev ürün alım-satımlarının da kayıtlı hale getirilip denetlenmesi öneriliyor.
Gelelim Oxford Üniversitesi'nde geçen hafta bir konuşma yapan Hugo Dixon'un International Herald Tribune'de yazdıklarına... Ona göre sağlıklı kapitalizm için sistemi terk etmek yerine düzeltmek gerekiyor. Sistemin başlıca sorunları olan "yüksek borç, işsizlik ve küçülen ekonomi" önüne çıkan her şeyi adeta yok ediyor. Sağlıklı kapitalizm talebindeki sağlık kelimesi ise kuvvet, esneklik ve refah kavramlarını içeriyor.
O halde kapitalizmin iki temel özelliği olan serbest girişim ve özel mülkiyet bu saydığımız üç kavramı da içerecek biçimde yeniden tanımlanmalı. Ve şunlar yapılmalı:
Bir: Bankaların kurtarılmasından vazgeçilmeli. Çünkü banka kurtarılırken aslında hatalı kararlar veren banka sahipleri kurtarılıyor.
İki: Ticari hayat rulet masası olmaktan çıkarılmalı. Daha doğrusu kârları özelleştiren, zararları sosyalleştiren sistem değişmeli. Çünkü mevcut sistemde her şey iyi gittiğinde sermayedar şanslı ve başarılı oluyor. Eğer işler kötüye giderse zararlar vergi mükellefine yükleniyor.
Üç: Faizler vergi adaletini sağlayacak biçimde vergilendirilmeli. Zira vergi sistemindeki faiz indirimli vergilendirme mekanizması vergi sistemini bozuyor. Dolayısıyla faiz kazançlarından sağlanan istisnalar gözden geçirilmeli.
Anlayacağınız şimdiki kapitalizm hasta! Bu hastalığın tedavisi sermaye kazançlarının izlenmesi ve vergilendirilmesinden geçiyor.
Kısacası iş dönüp dolaşıp yüksek faizin neden olduğu haksız kazançların önlenmesine geliyor. Faiz lobisi yoktur, faizler serbest piyasada arz ve talebe göre belirleniyor, diyenlere duyurulur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN