SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Hayrünnisa Gül bu engelleri aşar mı?

"Size kötü bir haberim var Hayrünnisa Hanım!" dedi 9 yaşındaki Enes. "Üzgünüm ama piyanonuzun akordu bozuk. Bu şekilde çalmam mümkün değil" diye devam etti. Çankaya Köşkü'nün Hanımefendisi ise bu küçük beyefendinin serzenişini, büyük bir sanatçının önemli bir uyarısıymış gibi kabul ederek, "Bakın Enes piyanonun akordundan şikâyetçi. Hemen bir baktıralım!" diyerek talimat verdi yardımcılarına. Koskoca Cumhurbaşkanı'nın eşine yaptığı bu mühim uyarının tez elden dikkate alınmasının verdiği gururla böbürlenerek devam etti Enes; "Hanımefendi akord düzeldiğinde size çalabilirim zevkle!"
Hadi biraz empati yapın. Koyun kendinizi Hayrünnisa Gül'ün ya da o anda benim gibi bu olaya şahit olanların yerine. Karşınızda boyu yaklaşık 1 metre olan, yakışıklı mı yakışıklı, sevimli mi sevimli, 9 yaşında minik bir şey duruyor. Bu minik şey, konservatuvarın piyano bölümünü birincilikle kazanmış ve yüzde yüz absolute, yani her sesi duyabilen müthiş bir kulağa sahip. Henüz 6 yaşındayken Braille Alfabesi'ni öğrenmiş ve okulda 4 yıl üst üste sınıf birincisi olmuş bir görme engelli...
Ne yaparsınız böyle bir tabloyla karşı karşıya kalınca... Elbette ki, bağrınıza basar, sarılırsınız sımsıkı ve koklarsınız doya doya...
İşte Hayrünnisa Gül'de bunu yaptı. Etraftan gelen yığınla soruyu, yakınlaşma taleplerini bir kenara iterek sarıldı Enes'e. Dakikalarca koklayarak öptü onu. O an anladım ki bir kez daha, kadın olmak, ana ruhu taşıyabilmek başka bir ayrıcalık...
İşte bunun için, "Türkiye Beyazay Derneği" öncülüğünde başlatılan bu kampanyaya bir kadın eli değsin, bir kadın ruhu hâkim olsun istenmiş. Bu nedenledir ki, Türkiye'deki milyonlarca engelliye hizmet etmesi amaçlanan, "Eğitim Her Engeli Aşar" kampanyasının Çankaya'dan başlatılmasına karar verilmiş.
Amaç Türkiye'de yaşayan tüm engelli çocukların, evlerinden dışarı çıkarılarak toplumla kaynaştırılması, topluma kazandırılması ve her bir engelli çocuğun tıpkı Enes gibi olağanüstü yeteneklerinin keşfedilip, özgüvenlerinin kazandırılıp sosyal yaşam içerisinde mutlu birer birey olmalarının sağlanması.
"Bu kampanyanın başarıya ulaşması için en büyük sorumluluk ailelere düşüyor" dedi Bayan Gül. "Önce onların çocuklarını kucaklaması, önce onların çocuklarının sosyalleşmesi için çabalaması gerekir" diye devam etti.
Doğru tespit ama ya biz? Biz kendi engellerimizi aşabildik mi? Yani biz buna hazır mıyız ülke olarak? Sayıları milyonları bulduğu iddia edilen bu engelli çocuklarımızın o özel eğitimi alabilmelerini sağlayacak gerekli altyapıya sahip miyiz?
Belki büyük kentlerde "evet" ama ya Şırnak'ta? Ya da Çıldır'da?
Neyse ki yüreğime su serpti Hayrünnisa Hanım. Dedi ki;
"İşte bu kampanyanın asıl amacı da o zaten. Mümkün olduğunca hayırsever insanlarımızın bu taşın altına ellerini sokmalarını sağlamak. Bakın. Fiyapı İnşaat önce kampanyanın sponsorluğunu üstlenmişti. Şimdi de sadece engelli çocukların eğitim göreceği bir okul yaptırmaya karar verdi. Göreceksiniz, biz asıldıkça, siz de bunu anlattıkça bu kampanya 3 yıl sonunda inanılmaz bir sonuca ulaşacak!"
Kampanyayı başlatanların bu temennisine yürekten destek veriyor ve hayrısever tüm işadamlarına sesleniyorum:
Hadi. El verin Hayrünnisa Gül'e. Bu engelleri hep beraber aşalım!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.