SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Baykal bu afişte neden yok?

Bildiğiniz gibi sigara tiryakisi olan insanlar için kâbus günlerinin başlamasına sadece 2 gün kaldı. O her daim bana tiryaki olduğum için cüzamlı muamelesi yapan sigara düşmanı dostlarımın, "Eeee ne yapacaksın şimdi Sevilay Hanım. Farkında mısın sonuna yaklaştığının?" diyerek laf sokuşturmalarına cevapsız kalmak, beni delirtiyor...
O nedenle bütün zafiyetimi, zavallılığımı ortaya koyarak, "Size ne benim sigara keyfimden kardeşim? Yakışıyor mu bir insanın sigara içme hakkını engellemek şu modern dünyada" deyip, ipe sapa gelmez savunmalarla yıllardan beri bir türlü engelleyemediğim şu pis tiryakiliğime anlamsız bir şekilde sahip çıkmaya çalışıyorum...
İşte tam, "Bir insan bu kadar mı sahipsiz, yalnız ve bir başına kalır?" dediğim bir anda ise, "Onlar % 100 Dumansız Hava Sahasına, % 100 Destek Veriyor" sloganının altında bulunan Başbakan Erdoğan, Sağlık Bakanı Akdağ, MHP lideri Bahçeli, DTP lideri Türk, DSP lideri Türker ve kısa bir süre önce bir helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP lideri Yazıcıoğlu'nun bir arada olduğu reklam afişi karşıma çıkıyor.
İster istemez yine tepem atıyor.
Ama durun. Bir dakika o da ne? Fark ediyorum ki birden, bu ülkede milyonlarca sigara tiryakisinin önünü tıkamak için konulan yasağa destek amacıyla bir araya gelen liderlerin içinde belki de en mühimi olanı, sağlık ikonu, 70'lik çınar CHP lideri Deniz Baykal yok!
"İşte" diyorum... "Gerçek demokrat!" böyle olunur.
Salt bu nedenle de apaçık deklare ediyorum huzurlarınızda. Bundan böyle o afişteki hiçbir lidere destek filan yok bendenizden! Önümüzdeki seçimlerde ve ondan sonrakilerinde de...
Buraya kadar yazdıklarımla azıcık ironi yapıp, hem sizi biraz şaşırtmaya, hem de biraz güldürmeye çalıştım sevgili okurlar.
Eminim ki siz de en az benim kadar merak ettiniz. Tam bir sigara düşmanı olarak bildiğimiz Baykal'ın aslında neden o afişte yer almadığını...
Dün bazı gazeteler bu sorunun cevabını aramıştı. Ve iki alternatif konulmuştu kamuoyunun önüne:
1) Baykal'ı Sağlık Bakanlığı unuttu
2) Baykal o afişte kendisi yer almak istemedi.
Bakın ben size hikâyeyi tüm detaylarıyla aktarayım. Baykal'ın basın danışmanı Baki Özilhan'dan dinleyelim meselenin iç yüzünü;
"Sağlık Bakanı Akdağ bizzat Sayın Genel Başkanımızı arayıp, sözkonusu reklam afişinde yer almalarını istedi. Deniz Bey de, 'Projenizi sonuna kadar destekliyorum ama lütfen o afişin içeriği hakkında ve hangi liderin kimin yanında yer alacağına dair bir sunum yapınız bana' dedi. Ancak Deniz Bey, gönderilen sunumu ve liderlerin afişteki kullanılma sırasını beğenmedi. Çünkü Başbakan Erdoğan'dan sonra gelecek isim Sağlık Bakanı Recep Akdağ olamaz. Bu ülkenin ana muhalefet partisi liderinin oturacağı sıra bellidir. Bu nedenle Sayın Genel Başkanımız da kibarca, "Projenize % 100 destek veriyorum ama bu haliyle tasarladığınız reklam afişinde yer almam mümkün değil" diyerek afişte yer almayacağını bildirdi. Konu bundan ibarettir. Sayın Genel Başkanımızın halkın sağlığına dair geliştirilmiş bir projeden kaçması ya da köstek olmasını düşünmek abesle iştigaldir."

Baykal haklı mı, haksız mı?
Bence haklı! Çünkü o afişi ilk gördüğümde ben de hem Baykal'ın olmamasına, hem de Sağlık Bakanı Akdağ'ın Başbakan Erdoğan'dan sonra ikinci sıraya oturtulmuş olmasına inanılmaz şaşırmıştım.
Evet projenin fikir babası Akdağ...
Evet, Meclis'te bu yasanın çıkması, yürürlüğe girmesi için canhıraş mücadele eden de Bakan Akdağ...
Evet, o bakan bu ülkeye tam 7 yıldan beri hizmet veriyor...
Ancak, Bakan Akdağ ile ilgili tüm bu argümanlar, "Onun, o reklam afişinde siyasi liderlerin içinde ikinci sırada yer almasını da beraberinde getirir" tezini doğrulamıyor...
Çünkü Akdağ'ın o afişte bulunduğu sıra siyaseten çok önemli olan protokol kurallarını altüst ediyor.
Aslına bakarsanız, siyasi literatüre göre, sadece Türkiye'nin önde gelen liderlerinin yer aldığı reklam afişinde Bakan Akdağ'ın hiçbir şekilde yer almaması gerekiyor.
Ama kendisi, "Proje benim. Afişi de ben yaptım. Hiç kimse beni o afişte olmaktan alıkoyamaz" mantığından hareket ederek resmini oraya koydurtmuşsa, o zaman yeri Başbakan Erdoğan'ın yanı değil, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun arkasıdır!
Kaldı ki, Başbakan Erdoğan bu ülkenin siyasi yelpazesinde 1 numaraya oturuyor ise, 2 numaraya, bu ülkenin Sağlık Bakanı, Sanayi Bakanı ya da Ulaştırma Bakanı oturamaz!
Böyle olduğunu tasarlamak ve bunu kamuoyuna sunmak, aslında Başbakan'a da ayıptır!
O nedenle Deniz Baykal'ın bu tavrını sonuna kadar alkışlıyor ve Sağlık Bakanlığı'nın yapmış olduğu hatadan dönerek bir an evvel düzeltmesini talep ediyorum...
Haksız mıyım?
BİZE ULAŞIN