SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Sakatatçı dükkânı mı açsam acaba?

Aynı gün, aynı mahkemeden iki ayrı yazıma karşılık verilen 5 ay 24 gün hapis cezası ve 5 yıllık denetleme karşısında aldığım karara çoğunuz çok şaşırdınız. Light yazar olma niyetime içinizden bazıları, "N'ayır... N'olamaz. Biz senin eski halini seviyoruz" şeklinde şiddetli tepki gösterirken, bazılarınız da kararıma saygı duyduğunuzu belirtip, "Seni her şekilde seviyoruz biz Sevilay. Merak etme light halini de keyifle okumaya devam ederiz" dediniz. Çok sağ olun. Var olun.
Bazılarınız ise gerçekten ilgilenebileceğim enteresan tekliflerde bulundu.
Mesela İsmail Gülal adlı okurum Facebook'taki duvarıma şu notu düşmüş; "Her şeyde bir hayır vardır. Takma kafana. Derim ki ben: Gel gazeteciliği bırak. Beşiktaş çarşısında, dalağı beş para etmezlere ya da dalaksızlara, dalak satacak bir sakatatçı dükkânı açalım. Vallahi daha çok kazanırız!"
Size şaka gibi gelebilir ama ben İsmail Bey'in bu teklifini çok tuttum. Yani şimdi bu köşede gazetecilik adına, habercilik adına hakikaten kanı, ciğeri veya dalağı beş para etmez birtakım zevatın kirli çamaşırlarını ortaya döktüğüm için sürekli hapis yatma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktansa, bir sakatatçı dükkânı açıp onlara ihtiyaçları doğrultusunda hizmet vermek daha mantıklı geldi.
Ayrıca çok da keyifli...
Öyle değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.