Kimse gözyaşımı görmedi

Cumartesi 11.09.2010
ABONE OL
- Biraz neşeli konulardan bahsedelim. Niye hemen Türkiye'de sünnet meselesi gelir akla yabancı damat olunca?
- L.F
: Beni çok sinirlendirdi. Neden bu insanları ilgilendirsin ki? Çok aptalca. Beni öfkelendirdi. Allah herkes için tektir ve aynıdır. Sünnet olunca daha inançlısın diye bir şey yok ki...
- T.Ö: Bunun sorulması bile ayıp esasında...

- Ortak hayatınızda nelere yer yok?
- T.Ö: Çok korunaklı bir hayat yaşıyoruz. Herkesle tanışmaktan, herkesle sohbet etmekten çok hoşlanmam. İç dünyama girmelerine çok müsaade etmem. Çok acı çektim. Artık geçmişte kaldı. Kendimi korudum hep. Sabır sınavı verdim. Dirençli durdum. Kimseyle görüşmediğim zamanda eşim karşıma çıktı. Ludovic bana bir ödül. Kimsenin tahmin edemeyeceği boyutta şeyler yaşadım ama kimse tek damla gözyaşımı görmemiştir. İçimdeki çocuksu Tuğba'yı korumaya çalıştım. Bu çocuğu Ludovic gördü. Eşimin yanında kendimi gerçekten çocuk gibi hissediyorum. Bana o mutluluğu o rahatlığı veriyor. Bizim egolarımız yok.

- Aynı yaşta mısınız?
- L.F:
Ben Tuğba'dan iki yaş büyüğüm. - Birbirinize benzemeyen yönleriniz yok mu hiç?
- T.Ö: Benlerimiz bile aynı. Çenemizin altındaki gamze bile aynı. Göz rengimiz, ten rengimiz. İkimizin de titiz oluşu. Bizi tip olarak da benzetiyorlar.
-L.F: Uyurken bir bebek gibi. Evde birlikte olduğumuzda frene basıyoruz. Her şeyi unutuyoruz. Pofuduk terliklerimizle dolaşıyoruz. İtalya'dayken ona kahvaltıyı ben hazırlıyorum. Türkiye'deyken Tuğba hazırlıyor.