Alper Görmüş

30 Nisan 2013, Salı

“Müşkül budur ki, ölmeden evvel ölür kişi...”

Hulyâsı kalmayınca hayâtın ne zevki var?
Bitsin, hayırlısıyla, bu beyhûde sonbahar!
Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi,
Müşkül budur ki ölmeden evvel ölür kişi.

Yahya Kemal, "Ülfet belâlı şey, fakat uzlet sıkıntılı / Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı?" beytiyle başlayıp yukarıda okuduğunuz iki beyitle son bulan "Düşünce" adlı şiirinde insanın yaşlılık halini işte böyle anlatır.

"Ülfet, malûm "dostluk, kaynaşma" demek, "uzlet" ise "yalnızlık, tek başınalık..."
Hiper iletişim çağında "ülfet" ünlüler için gazete ve televizyonlarda "görünmek", bir kısım ünlüler ve ünsüzlerin çoğu için "online" olmak ya da sosyal medyada bayrak göstermek anlamına geliyor... Tersi durumda ise "uzlet"e düşmüş hissediyorlar kendilerini.
Bu yazının konusu, başta televizyon olmak üzere, iletişim araçları kendilerini topluma "sunmadığında", şiirdeki gibi "ölmeden evvel ölmüş"e dönen ünlüler... O ünlüler ki, "dirilmek" için, yine başta televizyon olmak üzere kitle iletişim araçlarını zorlamaktan başka çare bulamıyorlar.
Radikal'den Tayfun Atay'ın televizyon dünyasının yeni fenomeni "Ben Burdan Atlarım"ı anlattığı yazısını okuyunca, aklıma Yahya Kemal'in şiiri ve işte böyle düşünceler geldi...

Belli yüksekliklerdeki tramplenlerden atlama esasına dayanan yarışmanın "ünlüleri" arasında, Atay'ın sözleriyle, "ünlü deyince ilk aklınıza gelen, bir çırpıda işaret edebileceğiniz kimse yok."

Onlardan birkaçını yine Atay'ın kaleminden hatırlayalım:
Semiha Yankı: "1975'te 'Seninle Bir Dakika'yla Eurovision sonunculuğu var ve o gün bugündür bununla tanınıyor. Zaman zaman kayıplara karışsa da özellikle şu 'meşhuriyet çağı' ikliminde daha sık belirir oldu."

Atilla Taş: "90'ların sonunda 'Ham Çökelek' adlı fantastik şarkısıyla ünlendi. Ardından kaybolduysa da çırpına çırpına yeniden görünür oldu. Yakınlarda da ('Gangnam Style'a nazire) 'Yam Yam Style'ı yaptı ama eski havasını buldu denemez. Kısaca, bir 'damla' olarak düştüğü 'şöhret tavası'nda buharlaşıp yok olmamak için şimdi 7.5 metreden 'öne bir buçuk salto' ile atlıyor."

Asena: "Dansözlük ve Tatlıses'le aşkıyla ünlendi, sonrasında sönümlendi. Yeniden ateş alabilmek için ha bire o 'realite' senin, bu 'realite' benim dolaşmakta: 'Buzda Dans', 'Survivor', 'Benzemez Kimse Sana' ve şimdi de 'Ben Burdan Atlarım'."

Profesör Şener Üşümezsoy: "Ününü, elim Marmara Depremi'ne borçlu. 'Hoca' bu sayede kazandığı ünü sürdürme yolunda başka kulvarlara yönelmeye ta en baştan açık oldu. Beyninden öte bedeniyle, derin düşüncelerinden öte demir gibi kaslarıyla ekrandan eksik olmadı. 'Realite'lere de açıldı. 'Survivor' için uğraştı, olmadı. 'Trophy Türk'de yer aldı, 'kesmedi' ki şimdi 'Ben Burdan Atlarım'da 'deprem yapmak' (ben demiyorum, kendi esprisi!) üzere karşımızda…"

Daha kimler var kimler... Gamze Özçelik, Armağan Çağlayan, Bayhan... Tayfun Atay, "durum"u böyle aktardıktan sonra "yorum"unu da şöyle yapıyor:

"'Meşhuriyet Çağı'nda şöhret, yaşarken ölmektir… Ve her canlı şöhreti tadacaktır!.."

SON DAKİKA