TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

CHP amigolarına özel yazı

Rıfat Serdaroğlu yazmış, Özdemir İnce'ye göndermiş, o da yayınlamış, sabah sabah pek güldüm.
Konu, Köy Enstitüleri... Hani şu "kapatmasaydınız kırolar adam olurlar, katliam yapmazlardı" dedikleri okullar...
Eski sağlık bakanı Serdaroğlu da bazı gerçekleri hatırlatıyor, "kim kapatmış, kim kapatmaktan beter etmiş, hatırlayın" diyor.
Biz biliyoruz, "CHP medyası" da hatırlasın:
1946 yılında Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel (oğlunun deyimiyle, çağın en güzel gözlü maarif müfettişi!) ve onun adamı, enstitülerin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç görevden alınıyorlar... Bakanlığa Reşat Şemsettin Sirer geliyor... Götüren kim, getiren kim? Cumhurbaşkanı kim? İsmet İnönü. Başbakan kim? Recep Peker.
1947 yılında enstitü öğrencilerinin yönetime katılmaları engelleniyor, kız ve erkek öğrenciler ayırılıyor... Enstitü öğretmenlerine toprak verilmesinden vazgeçiliyor, dağıtılmış kitaplar, araç ve gereçler, hayvanlar geri alınıyor... Köylünün okul yapma ve yapımında çalışma yükümlülüğü, yani "angarya" kaldırılıyor. Cumhurbaşkanı kim? İsmet İnönü. Başbakan kim? Recep Peker.
Gene aynı sıralarda, şu meşhur beyaz kapaklı "dünya klasikleri" enstitülerden toplattırılıyor ve ... yakılıyor! Evet, yakılıyor. Cumhurbaşkanı kim? İsmet İnönü. Başbakan kim? Recep Peker.
Gene bir süre sonra, "yüksek köy enstitüleri", yani bunlara öğretmen yetiştiren daha yüksek okullar da kapatılıyor. Cumhurbaşkanı kim? İsmet İnönü. Başbakan kim? Hasan Saka.
1948 yılında eğitim programı değiştiriliyor, "iş eğitimi" yani pratik marangozluk, dülgerlik, rençberlik falan gibi "köylüye köyünde gerekli ve yeterli olacağı varsayılan" dersler kaldırılıyor, tarih, coğrafya, fizik, kimya gibi dersleriyle enstitülerin diğer okullardan hiçbir farkı kalmıyor. Cumhurbaşkanı kim? İsmet İnönü. Başbakan kim? Hasan Saka.
Taaa 1954 yılında da, artık hiçbir özelliği ve ayrıcalığı kalmamış enstitüleri adlarıyla sürdürmek "abes" olduğundan, kapatılıyorlar, daha doğrusu öğretmen okullarına dönüştürülüyorlar. Cumhurbaşkanı kim? Celal Bayar. Başbakan kim? Adnan Menderes.
Ve bu adamlara bu yüzden elli beş yıldır küfür ediliyor.
Ötekilere edilmiyor.
Neden?
Çünkü onlar CHP demek.
Yücel ile Tonguç'u harcayan da İnönü, enstitülerin kimliğini değiştiren de İnönü, ona laf yok! Kuran da İnönü, bozan da İnönü, ona laf yok.
CHP amigoları akıllarını başlarına devşirsinler...
Acaba İnönü, "birer faşist eğitim kurumu olan enstitülerin çok partili dönemde, yani demokraside artık bir anlamlarının da, işlevlerinin de, sürdürülmeleri olanağının da kalmadığını" mı görmüştü de tükürdüğünü yalamış, onları törpülemişti?
Pazar günü mitinginiz varmış diye duydum, orada bir devlet büyüğünüze soruverin, sizi aydınlatsın... Miting işe yarasın.
BİZE ULAŞIN