Atatürkçülük, tek cümleye indirgenebilir:
Çağdaş yaşam düzeyi.
Yani, "muasır medeniyet seviyesi"...
Laiklik falan filan da bunun içindedir, bilimin rehberliği de (hayatta en hakiki mürşit)...
Kemalizm, Atatürkçülük değildir. Kemalizm, otuzlu yıllarda, "Atatürk devrinin" ikinci bölümünde, Atatürk'ün çevresine "çöreklenen" ve onu kıskıvrak saran CHP ilerigelenleri tarafından Mussolini İtalyası, Hitler Almanyası ve Stalin Rusyası gibi ülkelere özenilerek icat edilmiş "faşizan" bir ideolojidir. Memur zümresi, kendisine ayrıcalık ve çıkar sağladığı için, buna sıkı sıkıya sarılmış ve böylece halkı da küstürmüş, karşısına almıştır.
Kemalizm'i Atatürkçülük sananlar, çağdaş uygarlığın "o dönemdeki" uç örneklerine saplanıp kalmışlardır. Bu örnekler, tek parti yönetimi, dikta ve ırkçılıktır.
Bu rezillik çağdaş mıydı? Bir anlamda evet. O güne göre, öyle. "Klasik demokrasinin" modasının geçtiği düşünülüyordu, ekonomik krize karşı "totaliter ya da otoriter" çözümler revaçtaydı. Dünya büyük bir dönemece gelmişti: Ya demokrasi yönünde ilerleyecekti, ya da karanlığa gömülecekti.
Beş yıl boyunca savaştılar, altmış milyon kadar insan öldü ve demokrasi kazandı. (Komünistler bir ara faşistlerle işbirliği yapmayı denediler, saldırıya uğrayınca gene demokrasilerle ortaklığı seçmek zorunda kaldılar ve böylece, sonradan onlarla gene papaz oldularsa da, varlıklarını elli yıl kadar daha sürdürebildiler. Sonra onlar da yıkıldılar gittiler.)
"Ciddi Atatürkçüler'den" sözediyoruz tabii, bunu rakı içmek, piyano çalmak ve kızlarla kakara kikiri etmek sanan zavallılar konumuzun dışındadır.
Çünkü Osmanlı döneminde haremde piyano ve kemanla Beethoven de çalınırdı, Abdülhamid opera da dinlerdi (Rigoletto ve La Traviata'yı çok severmiş), aşklar da yaşanırdı (hiç mi Ömer Seyfettin okumadınız?)... Muhalif parti Hürriyet ve İtilaf'ın hemen bütün üyeleri de, Refik Halit'inden Refii Cevat'ına, Damat Ferit'inden Rıza Tevfik'ine kadar, dinci falan değil, tam tersine sıkı içkiciydiler! Bazılarına serseri bile denilebilirdi.
Dolayısıyla, "rakı içiyorsun, Fazıl Say da dinliyorsun, öyleyse Kemalist olmalısın" demek, "ben ahmağım" demekle eşanlamlıdır.
Atatürkçü, çağdaş yaşam düzeyini savunmak, ona ulaşmak için çalışmak durumundadır.
Darbe isteyen, tek parti isteyen ya da hiç mi hiç parti marti istemeyen, Atatürkçü değildir, gericidir.
Atatürkçü, "günümüzün" çağdaş yaşam düzeyi neyse, ona ulaşmaya çalışacaktır. O günün değil, bugünün düzeyine ve ölçülerine.
Günümüzün çağdaş yaşam düzeyinde düşünce özgürlüğü de vardır, inanç özgürlüğü de. Internet kullanımı da vardır ama azınlıkların hakları da vardır.
Eşcinsel evliliği de vardır örneğin!
Sermayenin de emeğin de serbest dolaşımı vardır. Sermayenin iç ve dış yatırımlarına karşı çıkmayacaksın, kendi emekçinin de serbest dolaşım hakkı için mücadele edeceksin!
Sınırları sıkılamaya, ihracatı ve ithalatı kısıtlamaya hatta kaldırmaya, seçim yapmamaya (hani şöyle geldi mi on-on beş yıl gitmemeye), parti kapatmaya, Internet sitelerinin yasaklanması için uğraşmaya kalkana, Atatürkçü denmez.
Dense dense, "külüstür bir Kemalist" denir: Otuz altı model!
Nasıl otuz altı model araba kullanmıyor, otuz altı model elbise giymiyorsan, kafanın içi de otuz altı değil, iki bin dokuz olacak. İki bin kırk dokuz olana da küfür etmeyeceksin ama.
BİZE ULAŞIN